Eylül 2015


Komünistler ve Gündem!

Yaşanan sürece herkes şaşırmış olabilir. Lakin komünistler şaşırmadı. 95 yıllık savaş tarihi boyunca egemenlerin pek çok saldırı taktiğiyle birebir muhatap olmuş komünistler, 7 Haziran sonrası yaşanabilecek bu kanlı süreci de görmüştü.

Politika Gazetesi’nde yayınlanan pek çok yazıda aslında bu acı ve kanlı sürecin yaşanabileceği yönünde sinyaller veriliyordu.


Bereketli Topraklar Demokratik Halk Devrimine Gebedir

Kadın GerillaRojava (Suriye Kürdistanı veya Batı Kürdistan), Suriyenin kuzey-doğu kesiminde, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgeyi tanımlamaktadır. Kürtçede “bın xet ser xet” olarak da tanımlanır. Suriye Kürdistanı tamamen Suriye toplumundan uzak, korku üzerine inşa edilmiş, Suriye topluluklarından tamamen izole edilen, kardeşin kardeşe, eşlerin eşlere güvenmediği, Baas ve El Muhaberat örgütlerince yönetilen ve insanların sürekli takip edildiği bir toplum olarak anılır.


Sen Rüyanı Hangi Dilde Görüyorsun?

Milliyetçilik konusunu (İlletini) gazetemizin değişik sayı, sayfa ve köşe yazılarında ele almıştık. Bu sayımızda da yine güncel ve elzem olduğu için, farklı bir açıdan, yaşananlar üzerinden ele alacağız. Gerçekten de milliyetçilik denen virüs, bir kişinin, hele hele bir toplumun vücuduna (beynine) sirayet etmişse onu çıkarıp atmak, yok etmek zor ve gerekli bir çalışma ister.



Bekledik gelmediniz

Ahmet Hicri İzgören’in 2011 yılında Özgür Gündem’de yayımlanan “Bekledik Gelmediniz” adlı yazısı ve ayrı kaleme aldığı çok anlamlı şiirsel seslenişi, bugün de güncelliğini koruyor. İnsan, akıl, hiza ve siyaset, bu sesi duymak ve ses vermeyi gerektiriyor. Çocukların ölüme meydan okuduğu, öldürüldüğü bu coğrafya, beklemekte hala... Duyuyor musunuz?

Politika
 

A. Hicri İZGÖREN


Türkiye Nereye Gidiyor? Nereye Gidebilir?

Genel Bakış

Türkiye henüz 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden önce, HDP’nin anti-demokratik seçim barajını yıkacağı anlaşılır anlaşılmaz karmaşık bir toplumsal ortama girdi. Söz konusu olan sadece Erdoğan’ın seçim meydanlarına inip AKP’ye oy istemesi veya Davutoğlu’nun da aynen Erdoğan gibi seçim mitinglerinde HDP’yi hedef alan konuşmaları değildi. Evet bunlar da bugün yaşananlar açısından ipucu vermesi açısından belirleyici önemdeydi. Anımsanırsa HDP seçim kampanyasında “terörist” bir örgüt olmak ile suçlandı.


Türkiye’nin Neoliberal Dönüşüm Süreci ve AB’nin Rolü (III)

Kriz Yılı 2011

Küresel çapta büyük çalkantılara yol açan 2008-2009 krizlerinin ardından Yunanistan, İrlanda, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerin içine düştükleri borç batağı, Euro bölgesinde derin bir krizin ortaya çıkmasına neden oldu. Aslında 2008-2011 yılları süregiden kriz yılları oldu. Türkiye’de de 2011 yazından sonra kriz tandansları kalıcılaşmaya başladı. Ekonomist Mustafa Sönmez 2011 Eylül’ünde IMF’nin Türkiye’yi “G 20 ülkeleri içinde krize en yakın ülke” olarak nitelendirdiğini yazıyordu.


Barış Sorunu

V. İ. Lenin *

Sosyalistler için acil (immediate) bir eylem programı olarak barış sorunu ve onunla ilişkili olarak barış koşulları sorunu, evrensel bir ilgi görüyor. Sorunu, alışılagelen küçükburjuva ulusal görüş açısından değil, ama gerçekten proleterce ve enternasyonalist açıdan ortaya koyma çabalarından ötürü Berner Tagwacht’a şükran borçluyuz. sayı 73’te (“Friedenssehnsucht”), barış özlemi olan Alman sosyal-demokratların, junker hükümetinin siyasetiyle ilişkiyi kesmelerine (sich lossagen) ait başyazı notu mükemmeldi.


Barış Bloku ve Bize Düşen Görevler

Politika Gazetesi olarak içinde yer aldığımız Barış Bloku Temmuz ayı içerisinde kuruluş bildirisini yayınladığında ülkedeki siyasi iklim bugüne göre çok farklıydı.

7 Haziran seçimlerinden AKP’nin tek başına iktidar olamayacağı ve parlementoda HDP milletvekili sayısının MHP ile eşitlendiği bir tablo ortaya çıkarken HDP’nin 6 milyonun üzerinde aldığı oy bir seçim başarısının ötesinde demokrasi güçlerinin bir araya gelişinin önemli bir sonucu olmuştur.