Veli Saçılık'tan Çağrı: Diktatörlük Değil, ÖZGÜRLÜK İstiyoruz

Veli Saçılık

Cezaevleri Direnişleri sürecinde tek kolunu kaybeden, KHK ile kamu görevinden uzaklaştırılan, Yüksel Direnişinde aktif yer alan, sosyolog ve devrimci Veli Saçılık, bir video mesaj ile özgürlük çağrısı yaptı. "Diktatörlük değil Özgürlük istiyoruz. Özgürlük isteyenler haydi! Kralların tacına ÖZGÜRLÜK yazıyoruz." diyen Veli Saçılık'ın çağrısı şöyle:


Barış Bayramı Kutlu Olsun!

Bugün yaşadığımız bu dönemde bu çağdaş dünyada Newroz’un üç hali var. Birisi; efsane ya da mitolojik yönü, diğeri; doğa ile ilgili yönü, üçüncüsü de; Kürtlerin  Hareketinin büyük bir yetenek ve yaratıcılıkla geliştirmiş olduğu toplumu  yenileme değişim ve dönüşüme  uğratmak ayağa kaldırma,  örgütlü  hale getirme yönü. İşin efsane yönü konusunda kimsenin kesin bir bilgisi yok. Kawa diye bir devrimci demirci var.


Yığın İlişkileri ve Yerel Meclisler

Adına “meclis, forum, Sovyet ya da şura” diyelim, yerellerde yığınlarla güven verici ve kalıcı ilişkiler kurmak, insanları, yaşadıkları sorunlardan hareketle örgütlü mücadeleye taşımak, alanlara çıkarmak; yerel sorunlar çerçevesinde bir araya getirilen bu insanları toplumsal, siyasal sorunlar konusunda bilince-süreç içinde- taşımak, tek tek siyasi örgütler aracılığıyla değil, “meclis”ler aracılığıyla mümkündür. Bunu, son on yılda yaşayarak gördük.


Devrim Umudu Yitirilirse Eğer... Avrupalı Komünistlerin Suriye Değerlendirmeleri Üzerine

Suriye’deki gelişmeler Avrupa, ama bilhassa Almanya barış hareketi içerisinde ciddî tartışmalara, kimi noktalarda ayrışmalara neden oluyor. Avrupa’daki Komünist Partileri, toplumsal ağırlıklarına ters orantılı biçimde barış hareketi içerisinde hiç de küçümsenemeyecek bir etkiye sahipler. Komünistler açısından son derece önemli olan bu mevzi, doğal olarak Komünist Partilerindeki sorunlu Suriye analizlerinden ve bunlarla bağlantılı olan yanılgılarından olumsuz etkilenmektedir.


Efrin Savaşı ve Olası Sonuçları Kürt ve Türk Halklarının Bu Savaşta Çıkarı Yoktur!

AfrinSavaş kazanmak için yola çıkanlar, çoğu zaman kaybederek gerisin geriye dönmüşlerdir. Kısa vadeli kazanımlar zaman geçtikçe yenilgiye dönüşmüştür. Büyük alanları fetheden kimi imparatorlar, yola çıktıkları topraklara bile geri dönemeden ölümün kucağına yatmışlardır. Baştan bellidir derler ya, işte böyle bir durum karşısında tarihin bu dersleri neden unutulur.



Lenin’le Kadın Sorunu Üzerine

Clara ZetkinClara ZETKİN

Kadın sorunu toplumsal sorunun, işçi sorununun parçasıdır…

(...) Lenin, sözümü kesmeden, birkaç kez onaylayıcı biçimde başını salladı. Sözlerimi bitirince, soran gözlerle ona doğru baktım. “Anlaştık!” dedi. ... “Sadece birkaç ana noktada düşüncelerimi söylemek istiyorum, ki bu noktalarda yaklaşımınızı tamamıyla paylaşıyorum. Eğer bu çalışma eylem, mücadele hazırlayacak ve onları başarılı kılacaksa, bunlar bana süregiden ajitasyon ve propaganda çalışmamız açısından da önemli görünüyor.


‘Entellektüel’ İsimli Kitabı ile Filistinli Yazar, Edward W. Said

Edward Said (1935 - 2003)Edward Said aslen Filistinli. 1935 yılında varlıklı bir Hristiyan ailenin çocuğu olarak Kudüs'te dünyaya geldi. 1948 yılında ailesi göçmen olarak Mısır'a yerleşti ve İngilizce dışında başka bir dilin konuşulmasının yasak olduğu seçkin koloni okullarında eğitim aldı. Aldığı bu Anglosakson eğitim sırasında kendisine “Avrupalı olmayan diğer“ olduğu da öğretildi. Kendisi bu durumu şöyle anlatıyor: "Biz'i Onlar'dan ayıran dilsel, kültürel, ırksal ve etnik çizgi idi. Benim Anglikan kilisesine bağlı olarak doğmuş, orada vaftiz edilmiş ve kilisenin bir üyesi olmuş olmam işimi kolaylaştırmıyordu."


Başka Bir Türkiye Olabillir…

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Komünist Partisi’nin kurucuları ve ilk Genel Başkanı Mustafa Suphi, ilk Genel Sekreteri Ethem Nejat ve on üç Merkez Komitesi üyesi yoldaşımızın, TKP kurulduktan 4 ay 18 gün sonra Karadeniz’in derin sularında Kemalist Ankara Hükümeti tarafından katledilmelerini, 97. yıl dönümünde andık.


SAVAŞA, İŞGALE VE KÜRT HALKININ İMHASINA HAYIR! ASIL DÜŞMAN KENDİ TOPRAKLARIMIZDAKİ BURJUVA DİKTATÖRLÜĞÜDÜR!

Türkiye Komünist PartisiTürkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 21 Ocak 2018 Tarihli Açıklaması

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 20 Ocak 2018 tarihi, saat 17:00 itibarıyla Suriye Cumhuriyeti ve Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’na (KSDF) savaş açtı. Bu saldırı Suriye Cumhuriyeti’ne karşı bir işgal hareketi ve KSDF’na, o topraklarda yaşayan ve birlikte yöneterek yeni demokratik bir yaşam kurmaya başlayan, başta Kürtler olmak üzere, Arap, Süryani, Çerkes, Ermeni, Türkmen halklarına karşı bir imha harekatıdır. Afrin ile başlayan ve Minbiç’e uzanacağı ilan edilen saldırı özünde tüm KSDF’nu hedef almaktadır.


Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay: “Türkiye demokrasi güçlerini ve uluslararası kamuoyunu Afrin halkıyla dayanışmaya çağırıyoruz!”

Halkların Demokratik Partisi - HDPHDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP Ge- nel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında Afrin Operasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kadın Meclisimizin olağan toplan- tısını gerçekleştirirken Diyarbakır’dan kalkan uçakların Afrin’i bombaladığını öğrendik. “Zeytin Dalı” adı altında bir operasyon düzenlendiği söyleniyor. Ege- men iktidarların tarihinde hep böyle ol- muştur. Ne zaman bir savaş, katliam olsa barışla anılan semboller kullanılır. Bu operasyon, Zeytin Dalı adı altında bir iş- galdir. Afrin’e Rojava’ya yönelik işgal gi- rişimi ile karşı karşıyayız.


Çorlu-Çerkezköy Hattında Fabrikalarda Sınıf Çalışması

Ülkeye baktığımızda genel olarak işçi sınıfının örgütsüz, dağınık ve devrimci sınıf bilincinden yoksun, burjuvazinin ideolojisinin ve onun politik erki AKP-Saray rejiminin etkisinde olduğunu görürüz. Bu kötü durum, burjuvaziye yarıyor ve işçi sınıfının sömürülmesinin devamlılığı için politik iktidara büyük ve yeni olanaklar sağlıyor. Bu kötü gidiş, kendiliğinden değişecek bir şey değildir. Ta ki, işçi sınıfı kendisi için bir sınıf oluncaya kadar bu durum böyle sürüp gidecektir.


Bu Savaş Neden Kirli Bir Savaş?

Ülke gündemi oldukça yoğun ve karmaşık. Kuşkusuz ki gündemde birinci sıraya yerleşen gelişme bize göre Suriye Cumhuriyeti ve Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’na yönelik başlatılan işgal hareketi. Onlar bu işgali güzellemek ve gerçek amacını gizlemek için istedikleri kadar “Zeytin Dalı Operasyonu” olarak adlandırsınlar. Son tahlilde gerçek değişmiyor. Savaş, işgal ve imha gibi eylemler barışın simgelerinden biri olan “Zeytin Dalı” ile bağdaşmayan bir nitelik arz ediyor.


İGD 42 YAŞINDA!

6 Ocak 1976 tarihinde kurulan İLERİCİ GENÇLER DERNEĞİ (İGD)’nin iki yıllık yasal çalışma süresine sığdırdığı çok değerli kazanımlar vardır. Nicel olarak altmışın üzerinde şube, onbinlerce üye ve yüz bine yaklaşan bir çevre oluşturan İGD’nin kendisini diğer gençlik örgütlenmelerinden ayıran en belirgin özelliği işçi sınıfının bilimine yaklaşımı idi. İlerici, yurtsever, devrimci, sosyalist gençler arasında GENÇLİĞİN YOLU İŞÇİ SINIFININ YOLUDUR!


Faşizme Karşı Birleşik Mücadele Geliştirilmelidir

Türkiye Devrimci Hareketi oldukça çok parçalıdır. En alt düzeydeki demokratik taleplerin kazanılması temelinde bir araya gelmesi bile oldukça zor ve zorlaştırılmaktadır. Sermaye devletinin izlediği karşı devrimci parçalama taktiği bu konuda önemli bir başarı elde etmiştir.