Yoksulluk Kader Olamaz!

Seçimler geçti ve İktidar gerçek halk düşmanı yüzünü gösterdi. Her şeye zam. Bu zamların da sonu gelmeyecek. Çünkü ekonomik sistem tükenmiş. Dolar karşısında TL’nin değer kaybı Türkiye halklarını bir yılda yüzde yüz daha fazla yoksullaştırdı. Geçen yıl 3,5 TL olan Dolar bugün 5.5 TL.






Temel Görevler Ve Kolektif Akıl

Seçimler bitti. Ya demokrasi, ya otokrat bir yönetim ikileminde kanalize edilen pratik davranışlar demokrasi güçlerinin önemli alan kaybetmesiyle sonuçlandı. Elbette bunun nedenleri çok yönlü tartışılıyor ve tartışılacak. Emekçi yığınlar ve diğer demokrasi güçleri açısından çok zorlu bir sürece girildiği aşikar. Bu sürecin getireceklerine Türkiye halkları yabancı değil, yakın geçmişteki uygulamalarla bunları yaşadı, gördü.


ÖRGÜT ÇALIŞMASI: Seçim Endeksli Değil, Sürekli Faaliyet

Burjuva partileri ve onlara özenen sözde “sol” partiler seçim dönemlerinde yığınlarla daha sıkı bağ kurmanın yollarını ararlar. Bu faaliyeti de görece yığınların katıldığı, kültürel yanları da olan seçim toplantıları ile yürütürler. Seçimler biter, faaliyet yine tatile girer. Ellerinde kalan bir iki ilişkiyi de seçim dönemleri arasında kendi kendilerine bolca düzenledikleri eylemliliklerde eritirler. Saat böyle döner.


Çocuk Susar Sen Susma!

Günler geçmiyor, hayat eskisi kadar güzel ve eğlenceli değil. Ne yazık ki ülke- mizde yaşanan çocuk istismarları her ge- çen gün daha fazla artıyor. Maalesef kimse eskisi kadar masum değil

Türkiye’de son 5 yıl içerisinde çocuk istismarları her geçen gün daha fazla art- maktadır.

Genel olarak toplumda hangi davra- nışların cinsel istismar sayılacağı konusun- da çok ciddi sonuçlar doğurabilecek bilgi eksiklikleri bulunmaktadır



Yalanla Besliyorlar...

Yalan haberler

TKP üyesi komünist şair Nâzım Hikmet, “Ellerinize ve Yalana Dair” şiirini, Asım Bezirci’nin belirttiğine göre, 1949 yılında Bursa Cezaevi’nde yazmış. Büyük ustanın en sevdiğim şiirlerinden biri, özellikle gençliğimde Genco Erkal’dan dinlemeye do- yum olmuyordu...


Kemal Türkler’i An(la)mak

Kemal Türkler’in katledilmesinden sonra Ağustos 1980’de Kocaeli’nde yapılan “MHP ve Ülkü Ocakları Kapatılsın” mitingi.

Bir 22 Temmuz’u daha geride bıraktık. Kemal Türkler’in, evinin önünde pusu kurularak aramızdan alınışının üzerinden 38 yıl geçmiş. Bu yılda Kemal Türkler’in mezarı başında övücü konuşmalar yapıldı. Bunların hepsi doğrudur, haince düzenlenmiş bir suikaste uğrayan büyük başkanımıza vefa, bağlılık gereğidir.  Ancak bu çabaların Kemal Türkler’i anmak, onu anlamak ve sendikal mücadeleye bıraktığı mirası yeni kuşaklara aktarmaya yetmediği de bir gerçektir. Neydi Kemal Türkler’i eşitler arasından öne çıkaran ve bir işçi önderi yapan özellikleri?


Örtük Teslimiyet

Dr. Erdal AtabekÖrtük teslimiyete dikkat... 

Örtük teslimiyet, az bilinen bir durumdur. 
Yaşananlara alışmakla başlar. 
Aslında “alışmak” evrimsel bir hayatta kalma uyumudur. 
Ancak, “kötülüğe alışmak” gibi bir yanlış yolu da fark etmez. 
“Neye alıştığını düşünmek” insan bilincinin özelliği. 
İşte bir süre sonra günlük hayhuyun içinde yapılanların kötülüğünü fark etmez oluverir insan. 
Bunu bilenler, “birkaç gün konuşulup geçer” derler. Öyle de olur. 


DÜNYA VE TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNE BAKIŞ

Erdogan ve Xi JinpingEKONOMİK OLASILIKLAR - ABD Mİ, RUSYA VE ÇİN Mİ?

TC (dikkat ederseniz AKP-SARAY Rejimi demiyoruz) 24 Haziran seçimleri sonrasında çok ciddi bir ekonomik kriz ortamına dört nala koşmaktadır. Önlerinde iki olasılık mevcut. Birincisi; ABD ve NATO’ya her yönlü itaat etmeyerek, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, İran ve Hindistan


Yeni Dönemde Yeni Yaklaşımlar

Yeni bir döneme girdik. 7 Haziran’da yakalanan demokratik değişim dönüşüm eğilimi sayesinde halkta oluşan yeni umut ışıklarını yakmıştı. Demokrasi güçlerinin mücadele azmi, özgürlük, emek, kardeşlik istemleri durağa ulaşmıştı. 7 Haziran’da yakalanan değişim eğilimli rüzgar halklar üzerinde ölü toprağını kaldırmıştı. Kadın, gençlik, işçi, köylü, herkesi direnmeye teşvik etmişti. Ama halklardaki bu direnç eğilimi sadece sosyalistlerde istenilen değişimi gerçekleştiremedi.


Meşruiyet krizi ve sonuçları

Horst Seehofer ve Angela Merkel

Almanya örneğinde emperyalist güçlerin egemen bloklarındaki çelişkiler üzerine

Burjuva medyası, marksist ekonomistlerin uzun zamandır dikkat çektikleri ve derinleştiğini söyledikleri sermaye birikim krizini teyit ediyor, alarm zillerini çalıyor. Birikim krizi, özellikle hâlâ devam etmekte olan 2007 krizi, sadece eşik ülkelerini değil, emperyalist ülkeleri de cenderede tutmaktadır.