39 yıl önceden süzülüp gelen bir 12 EYLÜL yaşanmışlığı: “PAYLAŞILAN İZLERDİR GEÇMİŞTEN GELECEĞE”

Paylaşılan İzlerdir Geçmişten GeleceğeEski bir edebiyat dergisinin kapağındaki “görülmüştür” mührü, geçen bunca yılın örtüsüyle yıpranmışlığına rağmen, karanlık örümcek ağları gibi gizleyemiyordu yaşanmışlıkları. Deniz kasabasında manzaralı bir evin gün ortasında, geçmişte kalan uzun yılların anısı, dağınık kitap raflarından inip dizlerimin üzerinde yolculuğa hazırlanırken, sayfalarının birinin köşesine özenle düşülmüş bir not, geçmişe soluk bir çizgi gibi uzanıyordu. Kaynağını hatırlayamadığım bu not, daha işin başında insana ürperten bir sorumluluk yüklüyordu. devamı


Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 4 Ağustos 2019 Tarihli Açıklaması

ABD TEK TARAFLI OLARAK INF ANLAŞMASINI İPTAL ETTİ ŞİMDİ BARIŞ İÇİN SAVAŞMA ZAMANI
1 EYLÜL 2019’DA SESİMİZİ YÜKSELTELİM!
TÜRKİYE NATO’DAN ÇIKMALI ve ABD İLE
TÜM İKİLİ ASKERİ ANLAŞMALAR İPTAL EDİLMELİDİR!

Kısa adı INF olan Orta Menzilli Nükleer Başlıklı Füzeleri Sınırlandırma Anlaşması, 1987 yılında ABD ile SSCB arasında, Reel Sosyalizmin ülkelerinin varlığı ve baskıları, Dünya Barış Güçleri’nin yığınsal eylemlerinin oluşturduğu atmosfer, o dönemde Küba, Yugoslavya ve Suriye önderliğinde varlı- ğını sürdüren Bloksuz Ülkeler Konferansı’nın etkisiyle imzalanmak zorunda kalınmıştı. devamı


Yeni Örgütlenme Ve HDP

Yeni Örgütlenme Ve HDP

Gözlerimizi acılarımıza kapatamayız. Gözlerimizi acılarımıza kapatırsak eğer köksüz ve ruhsuz bir ağaca döneriz ve çok sürmez, çürür gideriz. Yaşamın neresinde dururlarsa dursunlar bütün insanlar öyle ya da böyle hatalar yapar, yapmaktan sakınamazlar. devamı



21. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Buluşması Üzerine Birkaç Önemli Not

Dünya Komünist Hareketi’nin üyeleri değerli Komünist Parti yöneticileri;

Değerli yoldaşlar;

18-20 Ekim 2019 tarihlerinde İzmir - Türkiye’de düzenlenecek Komünist ve İşçi Partileri’nin 21. Uluslararası Buluşması davetini aldınız. Konu ile ilgili iki konuda görüşlerimizi dikkatlerinize sunmak ve bu görüşlerimizi organlarınızda değerlendirmenizi rica ediyoruz. devamı


Sınıfın Örgütlenmesi ve Deneyleri

Sınıfın örgütlenmesi konusu Komünist Partilerin en önemli görevi, varlık nedenleridir. Şimdi önce 31 Mart Mahalli İdare Seçimleri ve daha sonra 23 Haziran İBB Başkanlığı seçiminin yenilenmesi sonucu ülkede ortaya yeni bir durum çıktı. İşçi, emekçi ve yoksullar, rejim partilerine kırmızı kart gösterdiler. Bu seçmenlerin bir kısmı, daha önce rejim partilerine oy vermiş seçmenlerdi. Onların karşı oy vermeleri olumlu ve önemli bir gelişme. devamı


Katliamın 4. Yılında Anıldılar

Katliamın 4. Yılında Anıldılar

7 Haziran 2015 Genel Seçimleri’nde AKP, 2002’den beri yapılan seçimlerde ilk kez çoğunluğunu kaybetti. R.Tayyip Erdoğan kaybetme duygusunu ilk kez derinden yaşadı ve MHP’yi kendisine yedekleyerek hamlesini yaptı. Kasım 2015’te seçimleri yenileme kararı alındı. Haziran’dan Kasım’a neler yaşandığını biliyoruz. Rojava’da Kürt savaşçıları- devamı



“Üçüncü Yol” Mu, Demokratik İttifak” Mı?

Marx, Engels, Lenin“Üçüncü Yol” stratejisi sosyal demokrat, reformcu ve Alman Sosyal Demokratları’nın liderlerinden “renegat” yani “dönek” olan Karl Kautsky’nin güncelleştirdiği bir politik çizgidir. Kautsky ve sonrası dönemde bu politika komünistler ile reformistlerin en önemli ayrım noktalarından biri haline gelmiştir. “Üçüncü Yol” stratejisi reformist bir stratejidir. Devrimci değildir. devamı


Yeni Bir Nükleer Çağ Mı Başlıyor? INF-Sözleşmesinin ABD emperyalizmi tarafından feshi ve olası sonuçları

Yeni Bir Nükleer Çağ Mı Başlıyor?

NATO’nun 1979’da Pershing II ve Tomahawk orta menzilli ve nükleer başlıklı roketleri Batı Avrupa’ya konuşlandırma kararını alması, Batı Avrupa kamuoyunda büyük tepkilere yol açmıştı. NATO’nun »İkili Kararı« savaş sonrası Avrupa’sının en kitlesel protestolarına neden olmuş, neredeyse tüm Batı Avrupa ülkelerinde milyonlarca insanın sokakları doldurmaya itmişti. devamı


Kürt Sorununda Korkuyu Yenmek

Kürt Sorununda Korkuyu Yenmek

Kürtlerin eşit bir halk olarak kabul edilmesi için daha ne kadar mücadele etmeleri gerektiği konusunda bugün kesin bir ifade kullanamıyoruz. Mücadelenin kesintisiz ve daha uzun bir dönem sürmesi gerektiği bölgede yaşanan gelişmelerden anlaşılıyor. Uluslararası güçler ile bölgedeki ortaklarının çözüm diye sundukları ne Kürtlerin ne de bölge halklarının  çıkarlarıyla örtüşmektedir. Kürtlerin kendilerine yer açma mücadeleleri, bölge halklarının çıkarlarını da gözeten bir seyirde yol almaktadır. devamı


J. Stalin ve H.G. Wells Tartışıyor: Marksizm ve Liberalizm

 (Ünlü İngiliz yazar H.G. Wells, 1934’te Sovyetler Birliği’ne gitmiş ve 23 Temmuz’da, Joseph Stalin ile bir röportaj gerçekleştirmişti. İki saat 50 dakika süren ve daha çok ‘liberal sol’ fikirlerle sosyalizm arasında bir “kapışma” şeklinde ilerleyen bu röportaj, SSCB Dışişleri Komiserliği Basın Bürosu Başkanı Constantine Oumansky tarafından kayda geçirilmişti. “Rationalrevolution” sitesinden Türkçeye çevirdiğimiz bu röportaj, aynı zamanda H.G. devamı


Okumak İnsanı Aydınlatır Mı?

Frank McCourt ve Laura Ingalls Wilder

Hiç kimse akıl vereni sevmez. Hele çocuklar bundan nefret ederler. Bir büyük, çocuklara: “Şunu şöyle yapacaksın, bunu böyle yapacaksın, ona dokunmayacaksın, bunu dağıtmayacaksın!” dediğinde, dikkat edin, her zaman tersini yapmışlardır. Büyüklere gelince, onlarda da durum daha değişiktir. Çünkü büyüklerin gururu vardır, kibirli yanı vardır. Uysalı olduğu gibi, dik kafalısı, çokbilmişliği vardır. Öyle düşünüp tartmadan kimseye: “Efendi, senin bir şeyler öğrenmen için, bu olayları kavraman için, önce kitap okumalısın!” falan diyemeyiz; ya kırılır, ya da horozlanır size karşı. Bu da, o insanı kaybetmenize sebep olduğu gibi, sizi de, çokbilmiş, ukala pozisyonuna iter. devamı


Erken Seçim Veya Değil, “Abbas Yolcu”...

MHP destekli AKP-Saray rejimi yerel seçimlerde alınan sonuçlarla iktidarın elinden kayıp gideceği gerçeğiyle yüzyüze kaldı. Çok değil daha bir yıl önce Türkiye 24 Haziran 2018 seçimlerinde “başkanlık” sistemine geçmiş, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip şatafatlı törenlerle, “itibar abidesi” sarayında geçireceği bir beş yıllık iktidar hesabıyla, TC’yi “şirket gibi” yöneteceği, bakanlarının çoğunu da şirket sahibi adamlardan oluşturarak tek adamlığını ilan etmişti. devamı