Armağan BARIŞGÜL

İşçi Sınıfının Yolu ve Gençlik

“Barış, Demokratik Haklar, Özgürlük, Laiklik, Eşit Haklar, Halkların Kardeşliği, Birlik, Dayanışma, Toplumsal İlerleme ve Sosyalizm için...” belgisi altında eski ve yeni, genç ve yaşlı, militan ve sempatizan, işçi ve öğrenci, hep birlikte Çorlu’da buluştuk.


Bu, Daha Başlangıç...

Fidel Castro ve Ernesto Che GuevaraToplumsal ilerlemeyi hızlandıran politik çıkışlar, bilimsel ve kültürel  çalışmalar yapmak, her zaman zor olmuştur. Usanmadan, bıkmadan ve yılmadan bir çalışmayı zorunlu kılmıştır. Bir o kadar da bedel ödemeyi gerektirmiştir. Bu yola baş koyanlar, amaca ulaştığında insanlık tarafından onurlandırılmıştır.



Yerel Halk Meclisleri ve Demokrasi Meclislerinin Önemi

İşçi sınıfının politik mücadelesinin nihai amacı sosyalizmdir. Bu amaca ulaşabilmek için  faşizme yönelmiş, zorla, baskıyla ve savaşla ayakta kalarak iktidarını sürdüren AKP-Saray iktidarı yıkılmalıdır. Bu, kendiliğinden olmaz. Çıkarları faşizmle çelişen en geniş kitlelerin asgari noktalarda bir araya gelerek Demokrasi Cephesini oluşturarak militan bir mücadeleyi sürdürmekle olur.


İş Yerlerindeki Zorlukları Birlikte Aşabiliriz

Amerikancı sarı sendikal anlayışlar işçilerin ve emekçilerin arasında yaygındır ve egemen bir düşünce tarzıdır. Buna ağır yaşam koşulları da eklendiğinde durumun olumsuzluğu ve ciddiyeti ortaya çıkmaktadır. Bu büyük olumsuzlukları hiç bir sendikal anlayış ve yapılanma tek başına ne aşabilir ne de işçi ve emekçi kitleleri saflarına çekebilir. Bu olumsuzluk uzun bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.



Kürt Halkının Özgürlüğü İçin...

Burjuvazinin devleti “içerde” Kürtler’e karşı, “dışarıda” ise PYD’ ye karşı alarmda. Alarm ne demek? Resmen savaştadır. Bölgenin halkı, evler, binalar, dağlar, taşlar, bitkiler, hayvanlar ve bütün doğa savaşın bombardımanı altında. Ülkemizde ve Ortadoğu Bölgesi’nde emperyalist güçler ve işbirlikçileri tarafından başlatılan savaş yayılıyor. Savaş bölgede yaşayan herkesi ve bütün komşu ülkeleri çok yakından ilgilendiriyor.


Kürt Halkının Yanında, İşçi Sınıfının Yolunda...

Osman Baydemir bir etkinlikteÜlkemizin bir tarafı savaşın ateşlerinin içinde, diğer tarafında ise sessizlik var! Biz, bunun neresindeyiz, ne düşünüyoruz, ne yapıyoruz? Öncelikle yanıtlamamız gereken budur.

Kürt halkının özyönetimleri ilan etmesiyle birlikte 40 yıldan beri Kürdistan coğrafyasında devam eden kirli savaş yeni bir boyut kazandı.


Faşizme Geçit Vermemek İçin...

Faşizme Geçit Yok!Burjuvazi, özgürlük isteyen ve asimilasyona karşı direnen Kürt halkına karşı imha savaşını hızlandırdı. İnfazlarla Kürt halkının ve gençliğinin direnişi kırılmak isteniyor. Van’da ve Silopi’de olduğu gibi toplu infazlar yapılıyor. Amaç, Kürtlere karşı yürüttüğü asimilasyonu sürdürerek Kürt halkının özgürlük yürüyüşünü durdurmaktır.

Burjuvazi, kirli oynuyor. Bir yandan özgürlük ve demokrasi havarisi kesilirken diğer yanda insanlara saldırıyor, yuvalarını dağıtıyor, yurdundan uzaklaştırıyor, kimilerini ise tek tek ya da topluca boğazlıyor, katlediliyor.


İşçi Sınıfının Sendikal Birliği

DİSKÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Ocak 2015 verilerine göre 12 milyon 180 bin 945 işçiden 1 milyon 197 bin 464 işçi sendikalıdır. Görülüyor ki ülkemizde işçilerin çoğunluğu sigortasızdır. Sigortalı işçi sayısı 1 milyon cıvarındadır. Sigortalı olan işçilerin de büyük çoğunluğu herhangi bir sendikaya üye değildir.