Armağan BARIŞGÜL

İşçi Sınıfının Sendikal Birliği

DİSKÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Ocak 2015 verilerine göre 12 milyon 180 bin 945 işçiden 1 milyon 197 bin 464 işçi sendikalıdır. Görülüyor ki ülkemizde işçilerin çoğunluğu sigortasızdır. Sigortalı işçi sayısı 1 milyon cıvarındadır. Sigortalı olan işçilerin de büyük çoğunluğu herhangi bir sendikaya üye değildir.


Bu Kâbusa Nasıl Son Vereceğiz?

Türkiye halkları ve işçi sınıfı, çok kötü ve zorlu günlerden geçmektedir. Bir ateş çemberinin içinde yaşamaktadır. Ekonomik, sosyal ve politik koşullar her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. Halkın ezici çoğunluğu açlıkla ve yoksullukla boğuşmakta ve can derdine düşmüş bulunmaktadır. İşçilerin, köylülerin, emekçilerin, ezilenlerin, gençliğin ve kadınların bu kötü koşulları aşması için tek bir çıkış yolu vardır.


Demokrasi ve Sosyalizm

Demokrasi ve sosyalizm, bir biriyle iç içe olan sosyal olgulardır. Her ikisi de işçi sınıfı, emekçiler ve ezilenler için yaşamsal önemdedir. Et ile tırnak gibi birbirlerine kopmaz bağlarla bağlıdırlar. Ne yazık ki, burjuvazi ve onun işbirlikçileri ve ona şirin görünmek isteyen oportünistler, işçi sınıfının devrimci mücadelesini boğmak, raydan çıkarmak ve yanlış yola evirmek için en çok dillerine dolandırdıkları ve saldırdıkları iki kavramdır.




Analar Savaşı Durduracaktır!

Ülke, bugün kan ağlıyor. Ölüm haberleri her tarafı sardı. Şiddet, aldı başını gidiyor. Kalem bile yazmıyor, tuşlar vurulmak istenmiyor. Aman “Allahım!” bu ne kara bela! Ruhumuz daralıyor. Herkesin huzuru kaçıyor.Ne olacak bu böyle, ne yapmalı, ne konuşmalı, nasıl yürümeli, nasıl hareket etmeli? Şaştık kaldık!..


1 Eylül, Dünya Barış Günü...

Pablo Picasso: Barış GüverciniHitler faşizminin 1939 yılında Polonya’yı işgal ederek II. Dünya Savaşı’nı başlattığı gün olan 1 Eylül, “Dünya Barış Günü” olarak anılmaktadır. II. Dünya Savaşı’nda 60 milyon insan katledildi.


Savaşı mutlaka durduralım!

İlerici insanlığın 6-9 Ağustos’ta, Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombalarının atılmasının yıldönümünü andığı bugünlerde Türkiye halkları, Erdoğan kliğinin eliyle dayatılmaya çalışılan savaşa “Hayır!” diyor ve safları hızla örüyor. Doğrusu da bu, tutulacak tek seçenek de budur. “Bir doğa yasası değildir, savaş. Barışsa bir armağan olarak verilmez insana.


Halkların beşiği, proletaryanın yatağı...TRAKYA…

Burjuvazi, egemenliğini sürdürmek için işçi sınıfına, emekçilere, halklara karşı baskı ve şiddet uygular, katliamlar yapar. Bununla da kalmayarak sömürülenlerin ve ezilenlerin direnmemesi ve örgütlenmemesi için bin bir türlü masallar uydurmuş ve tezgahlar kurmuştur. Çok ince bir politikayla ırkçılık, şovenizm ve sayısız içi kof düşünceler, emekçilerin, ezilenlerin ve yoksulların beynine şırınga edilmiştir.


Kemal Türkler 1 Mayıs Mitinginde

İşçi sınıfına adanan bir ömür: Kemal Türkler

Kemal Türkler denince DİSK, 1 Mayıs, metal işçileri, antifaşist mücadele ve demokratik kitle eylemleri akla gelir. Bu değerler, O’nun kişiliğinde özdeşleşmişti. O, işçi sınıfının karizmatik önderi, esin kaynağı, onuru ve gururuydu. Türkiye işçi sınıfının büyük önderi, DİSK’in kurucusu ve DİSK/Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Kemal Türkler 22 Temmuz 1980 günü sermaye sınıfının faşist çeteleri tarafından katledildi.