Armağan BARIŞGÜL


15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi

15-16 Haziran: Şanlı bir direniş geleneği...

Burjuvaziyi dize getiren, şanlı bir direniş geleneğinin yaratılmasına ön ayak olan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 45. yıl dönümü. Direnişin üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen niteliği, etkileri ve sonuçları hafızalarda hala taptazedir, günümüze ve geleceğe ışık tutmaktadır. İşçi sınıfımızın tarihinde üzerine yüzlerce yazı, makale ve kitap yazılan, panel, forum, anma ve çeşitli etkinlik düzenlenen en büyük direniştir.


Seçimler, Analar bir daha ağlamasın!

Halklar, Ortadoğu’da insanlık tarihinin en gaddar ve en trajik olaylarına tanık oldu. Emperyalist güçlerin bölgedeki yerli işbirlikçileriyle ortaya koyduğu projeyle, İŞID çetelerinin eliyle korkunç katliamlar yapıldı. Kurşunlanan, eli, ayağı, başı kesilenler, bin bir işkenceyle katledilenler, köle pazarlarında satılan kadınlar, öldürülen çocuklar, masum bebekler, yerde paramparça insan bedenleri, her taraf kan revan içinde.


Seçimler ve Devrimci Politika

Seçimler, egemen sınıf burjuvazi ile devrimci demokratik güçlerin, ezilenlerin ve işçi sınıfının kıyasıya karşı karşıya geldiği, kapitalizmin bütün “kirli çamaşırlarının” ortaya döküldüğü, geniş halk kitlelerinin hızla politikleştiği bir süreçtir.



Newroz’dan 1 Mayıs’a...

1 MayısBu ülkenin yiğit insanları, güzel bir yaşam uğruna sarp kayalıklardan fışkıran akarsu gibi çıktılar alanlara. Onlarca koldan yürüdüler. Sert zeminlerde gümbür gümbür akarak Kızıldere’de sel oldular. Vartinik’te ser verdiler, sır vermediler. Kobanê’de evrenselleştiler. Newrozlarda tutuşarak yandılar.


Nasıl Bir Seçim Çalışması?

7 Haziran 2015’de, Genel Parlamento Seçimlerinde HDP’nin önündeki antidemokratik %10 barajının aşılması, demokrasi ve barış mücadelesinin ivme kazanması için yoğun bir çalışma gerekiyor. Emek, barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yer alan kişilere ve güçlere büyük görev düşüyor.


Yaşar Kemal’in ardından...

Yaşar Kemal, (asıl adı Kemal Sadık Gökçeli), annesi Ermeni, babası ise Kürt ve edebiyatımızın en büyük yazarlarından biridir. 6 Ekim 1923’de Van’ın Muradiye ilçesine bağlı bir Türkmen köyü olan Ernis (Ünseli) köyünde doğdu. Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak evde Kürtçe, köyde ise Türkçe konuşarak büyüydü. Anadili Kürtçe yasaktı. 1915’te Ermenilerin soykırıma uğradığı günlerde ailesi kan davası yüzünden kaçarak Osmaniye’nin Hemite köyüne gelip yerleşmişti.


Ana-dil

21 Şubat 1952’de Bangladeş’te Bengal dilinin resmi dil olması için yapılan gösterilerde polislerin saldırısı sonucu bir çok gösterici katledildi. Bunun üzerine UNESCO, 21 Şubat’ı, “Dünya Anadil Günü” olarak kabul etti. UNESCO’nun bilgilerine göre dünyada 6 bin 700 dil bulunuyor. 2 bin 400 dil yok olma tehditi altında. Türkiye’de ise 18 dil yok olmanın eşiğindedir.


Sümeyra Çakır

Vatan Hasretiyle Aramızdan Ayrılan Sanatçı: Sümeyra Çakır

“Anadolu insanlarının, ancak kader birliği içinde ulaşabilecekleri bir özlemleri var: Barış içinde, adil bir dünyada özgür ve eşit olarak yaşamak. Benim bu yoldaki inancım yaptığım bu çalışmayla bütünüyle birleşmektedir. Anadolu topraklarında çok sayıda dil, din, halk yaşamış, birbiriyle yoğrulmuş tümün özellikleri içeren bir Anadolu kültürü ortaya çıkmıştır. Bir halk dansının ortak ezgisiyle ayrı dillere ait insanlar, bir arada dans edebiliyorlar.