Ayla BORAN


Savaş Göçmenleri Bir Umut...

Kapitalizmin doğası ve emperyalist kuşatma, tarihsel süreçlerde var olan ve yinelenen krizlerle baş etmenin yolunu her zaman bölgesel savaşlarla bertaraf etmeyi seçmiştir. Afrika’da, Balkanlar’da, Kafkasya’da, bugün Ortadoğu’da sözüm ona “terörle mücadele” ve “demokrasi” bahaneleriyle ABD merkezli işgallerin insana faturası ağır olmaktadır.


Susuturulmak istnen halklar

SUS/MA

Susturmak; hangi korkunun, hangi kaldırılamazlığın ya da hangi köhnemiş devam arzusunun edimidir ki saldırganca koca bir toplum susturulmaya çalışılıyor. Biliyoruz ki ezilen, sindirilen, sömürülen, katledilen tek taraf vardır dünyada. Emeğine, yaşam alanına, canına kastedilen işçi ve emekçiler, halklardır.

Susturun Şu Muhalif Basını!


Her Sözcük Nazım’a ve Yaşama Dair...

Asırlık bir komünist... Asırlık bir şair... Nazım Hikmet Ran. Ona dair yazmak ise sanki yeryüzündeki; yaşama, insana, kavgaya, özleme, aşka, umuda, hürriyete, işçi ve emekçiye, kadına dair tüm sözcüklerin sahibinden sözcük araklamak gibi...


Mi Gorsıvik Dıghak *

Çocukların Kamp Armen için yaptığı resimBizleri de çocukluğuna alan, çocuk hafızaları bugünde aynı canlılıkla yaşayan, payına yetimlik düşen o kocaman yürekli çocukların hikayelerine dahil olmak ister misiniz? Bu yazıyı okurken yüreğinizden; acımayı, resmi tarihin körlüğünü, duyarsızlığı, eylemsizliği atın.


Tsitsekun*

Halen sofrasında Karadeniz’den çıkan balığı yiyemeyenlerin öyküsü

Kendi tarihinde 1915’e dönemeyen, bugününe bakamayan bir coğrafyada yaşama tutunma inadına ve rengine sahip halklar olarak, iktidar aygıtının kapitalizmde coğrafyası olmayan bir benzeyişler bütünü olduğunu anımsatacak bir başka tarihi not düşmek gerekiyor.

21 Mayıs 1864... Kayıtlara düşen ilk soykırım tarihidir 21 Mayıs.


Ermenice: 24 Nisan 1915

24 Nisan 1915

İnkâr, tehcir, imha, soykırım, özür, kabul, çekince, ikircim, titrek siyaset ve gerçeklik gölgesinde asırlık bir konu. Bir halkın, yerleşiği olduğu coğrafyada, planlı olarak kırımı. Yani Ermeni soykırımının ezber bozan tarihi 24 Nisan 1915.

İlk yığınsal katliamın üzerinden 100 yıl geçmiştir. Bir asırdır, hafızalarımızdan tarihimizden, tanıklığımızdan gizlenmeye çalışılan bu felaket, bir devlet marifetidir.


Sıra No: 424

Bir sistemin insanlığın tümü adına işlerliği ya da işleyemezliğinin, belirgin ölçütlerinden biri de kurumlarıdır. Kapitalizmde kurumlar da işlevsel olmaktan öte, egemen sınıfın çıkarlarını önceleyen tarzda işletilir. Eşitsizlik, işçi emekçi ve yoksulları inletir de inletir, sahte reformlarla “halka hizmet” için var olduğu iddia edilen kurumlarda.



Hayatın İlmeğinden

8 Mart 1857...

Ezbere biliriz, bilirsiniz. Tarihsel süreç, erkek egemen toplum ve devlet yapısında sadece biliyor olmayı öğretti. Anmak ve anımsamak çok şeydir elbet. Ancak, yeni bir dünya düşü, komünizm hedefi olanlar için her şey olmamalı. Savaşsız, sömürüsüz bir dünya için dün ve bugün savaşan, “kadınlar” var. Toplumların ve dünyanın yarısı kadınlar...