Ayla BORAN

Çocuklar Kadar Yürekli Olmak

Bir coğrafya düşünün...Kocaman bir yaşam dururken önlerinde; düşleri, çocuk bedenleri ölüme yazılmış. Hiçbir sözcük, hiçbir çığlık, hiçbir acı tarifleyemez dünü ve bugünü... Katliam güncesine dönüşen “çocuklarımız” var bizim. Çocuklarımız öldürülüyorlar.


Onlar Kadındı...

Toplumsal yaşamın belirleyicisi, maddi hayatın yeniden ve yeniden üretimidir. Yaşamsal gereksinimlerin dayanağı, her zaman artan oran ve miktarda maddi üretime bağlıdır. Bu değişmez yasa, insanların istemlerinden bağımsız “nesnel” bir durumdur. Üretici güçler, üretim araçları ve emek gücü, maddi yaşam ve insan soyunun üretimi arasındaki bağımlılık ilişkisini ortaya koyar.


Evet... Bıktınız Bizden... Biliyoruz

Wanlı Dilek Özister, 4 çocuk annesiydi. Yıllarca eşinden şiddet gördü ve sayısız kez devletten koruma istedi.

Sonuç mu?

Koruma talebine aldığı yanıt: “Bıktık sizden artık” oldu ve Dilek Özister, eşi tarafından sokak ortasında bıçaklanarak yaşamını yitirdi.

Şiddeti, yaşamın her alanında meşrulaştıran devlet, kadına şiddeti ise “aile içi”ne hapsetmeye çalışarak olağanlaştırdığı sürece, dudak uçuklatan kadın cinayetleri istatistikleri sürekli yükselecektir.


Oysa ki “Bu Dünya Hepimize Yeter”

Kapitalizm, kendi krizlerinden -tarihsel olarakbölgesel savaşları tetikleyerek, etnik-dinsel karşıtlıklar yaratarak, insanlığa yüzyıllar boyu acı ve ölüm getirerek, dilediğince yaşam istencini yok sayarak çıkmayı ezberi yapmıştır. Tüm emperyalist işgal arzuları, kapitalizmin kendini yeniden kurmak, kıt kaynaklara ulaşmak ve rejimini tehdit eden siyasal ya da toplumsal değişimlere anında müdahaleyi gerekli kılmıştır.