Murat ÇAKIR

Yunanistan Krizinin Jeopolitik Arka Planı

Avrupa’daki burjuva basını ve burjuva siyasetçileri Yunanistan hükümetinin hem borçlarını ödemesi, hem de uluslararası mali piyasa kurumlarının dayatmalarını yerine getirmesi için ellerindeki tüm araçlarla bastırmaya devam ediyorlar. Emperyalist güçler elbette sol-liberal Syriza ile sağ popülist ANEL’in oluşturduğu hükümetten hoşnut değiller ve “Çin işkencesi” misali, koşulları zorlaştırarak Yunanistan hükümetinin toplumsal tabanını küçültmeye çalışıyorlar.


Ayetullah Ali Hamaney

İştah Kabartan Yeni Pazar: İran

Bir Alman gazetesine demeç veren İran Sanayi Bakanı yardımcısı Mehdi Karbasyan sevincini gizleyemiyordu: “Şu ana kadar çoğunluğu Almanya, Avustralya, Belçika, Britanya, Fransa ve Kanada’dan olmak üzere çok sayıda şirket temsilcisi bizimle ilişkiye geçti.” Bakan yardımcısını bu denli sevindiren, sürmekte olan nükleer program müzakerelerinin “olumlu” sonuçlanacağını hesaplayan uluslararası tekellerin şimdiden açılması beklenen İran pazarında mevzii kazanmaya çalışması.



Alman emperyalizminin yeni “sorumluluğu”

Avrupa Birliği’nin (AB) patronu haline gelen Federal Almanya sermayesi, yeniden dünya gücü olma hedefiyle attığı adımlarını hızlandırmaya başladı. Münih’te her yıl düzenlenen ve uluslararası silah tekellerinin temsilcileriyle, dünya çapındaki neoliberal elitlerin bir araya geldikleri geleneksel “Güvenlik Konferansının” 2014 Şubat’ındaki toplantısı, emperyalist hırsları kabaran F.


1915 Ermeni tehciri

“Neyin, ne olduğunu söylemek”

Asuri-Süryani/Ermeni Soykırımının 100. Yılında komünistlere ve devrimci-demokratik güçlere düşen görevler üzerine...

“Lassalle’ın dediği gibi, neyin, ne olduğunu söylemek, en devrimci eylemdir ve en devrimci eylem kalacaktır”
Rosa Luxemburg


Japon Militarizmi Yeniden Hortluyor…

Uzun zamandır emperyalist yayılmacılık planlarını gerçekleştirmek isteyen Japonya burjuvazisi, milliyetçi başbakan Shinzo Abe ile kararlı bir temsilci bulmuş görünüyor. 2015 Şubat ortasında parlamentoda yaptığı bir konuşmada, militarizmin ve neoliberal programın ana hatlarını oluşturduğu hükümet ajandasını tanıtan Abe, Japonya anayasasına karşı topyekün saldırıyı başlattı.


Sözde “İslam Devleti” aslında nedir?

Kısa bir süre içinde Suriye ve Irak’ta büyük bir alanı kontrolü altına alan ve vahşi pratiğiyle dünya çapında tepki uyandıran sözde “İslam Devleti” (biz DAİŞ demeyi yeğliyoruz), Kobanê’de geri püskürtülmesine rağmen bölge halkları için büyük bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. DAİŞ vahşeti gerek Kürt Özgürlük Hareketinin (KÖH) kimi kesimlerinde, gerekse de devrimci kamuoyunda “İslamofaşizm” kavramının kullanılmasına neden oluyor.



Refah Şovenizmi ve Federal Almanya’nın “yeni sorumluluğu”

Bir kaç aydan beri farklı kentlerde onbinlerce insanın katıldığı kitlesel ırkçı gösteriler, F. Almanya’nın gündeminden düşmüyor. Televizyonlardaki tartışma programlarında, gazetelerin yorumlarında ve internet sayfalarında mantar gibi ortaya çıkan analizler, Müslüman nüfusun oranının son derece düşük olduğu kentlerde “Garpın İslamileşmesine karşı” bunca insanın neden sokaklara döküldüğünü açıklamaya çalışıyor.


Silahlanma, yoksulluk ve savaşlar

Dünya çapında 1 milyar insan açlık sınırında yaşıyor. Her 19 saniyede bir çocuk açlık, hastalık, savaş sonuçları veya ekolojik felaketler nedeniyle yaşamını yitiriyor. 900 milyon civarında insanın temiz içme suyuna ulaşımı olanaksız. Örneğin 2013 yılında kişi başına düşen su kullanım ortalaması ABD’de 4.500 litre ve Almanya’da 1.300 litre iken, Libya’da 55, Ruanda’da 48 ve Uganda’da 37 litreydi.