Murat ÇAKIR

Ortadoğu’da kartlar yeniden karılırken...

“ABD ve İran arasında süren 36 yıllık düşmanlık yerini işbirliğine bırakıyor.” Geçmişte İran’ı “şeytanlaştıran” bir söylem kullanarak haber konusu yapan burjuva medyası bugünlerde bu değerlendirmeyi yapıyor ve “Batı’ya yeni fırsatlar sunan bakir İran pazarını” göklere çıkartıyor. 13 yıl süren diplomatik savaş sonrasında 2015 Temmuz’unda Viyana’da varılan İran nükleer program uzlaşısı, uluslararası tekellerin ağzını sulandırıyor besbelli.


Baltimore’dan Sonra, Baltimore’dan Önce

ABD'de polis şiddetine karşı eylemler“Sınırsız olanaklar ülkesi” ABD’nde yapılan bir araştırma, her 8 saatte 1 insanın polis kurşunları ile öldürüldüğünü ortaya çıkardı. Sosyal medyada yayınlanan bilgiler bu tespiti teyit ediyor. Burjuva medyası dahi buna değiniyor ve polis şiddetini kanıtlayan video ve fotoğrafları ekranlara, gazete sayfalarına taşıyor. Ancak “tarafsız” habercilik gibi görünen bu yayın politikası rafine bir kurgu ile polis ve devlet şiddetini münferitleştirmekte, son derece haklı protestoları ve protestocuların kendilerini polis şiddetine karşı savunmalarını “terror gösterileri” gibi kavramlarla genelleştirmektedir. ABD’nin Ferguson veya Baltimore gibi kentlerinde patlak veren toplumsal olayların burjuva medyasındaki haberlere konu oluş biçimi, bunun iyi örneğidir.



Yunanistan Krizinin Jeopolitik Arka Planı

Avrupa’daki burjuva basını ve burjuva siyasetçileri Yunanistan hükümetinin hem borçlarını ödemesi, hem de uluslararası mali piyasa kurumlarının dayatmalarını yerine getirmesi için ellerindeki tüm araçlarla bastırmaya devam ediyorlar. Emperyalist güçler elbette sol-liberal Syriza ile sağ popülist ANEL’in oluşturduğu hükümetten hoşnut değiller ve “Çin işkencesi” misali, koşulları zorlaştırarak Yunanistan hükümetinin toplumsal tabanını küçültmeye çalışıyorlar.


Ayetullah Ali Hamaney

İştah Kabartan Yeni Pazar: İran

Bir Alman gazetesine demeç veren İran Sanayi Bakanı yardımcısı Mehdi Karbasyan sevincini gizleyemiyordu: “Şu ana kadar çoğunluğu Almanya, Avustralya, Belçika, Britanya, Fransa ve Kanada’dan olmak üzere çok sayıda şirket temsilcisi bizimle ilişkiye geçti.” Bakan yardımcısını bu denli sevindiren, sürmekte olan nükleer program müzakerelerinin “olumlu” sonuçlanacağını hesaplayan uluslararası tekellerin şimdiden açılması beklenen İran pazarında mevzii kazanmaya çalışması.



Alman emperyalizminin yeni “sorumluluğu”

Avrupa Birliği’nin (AB) patronu haline gelen Federal Almanya sermayesi, yeniden dünya gücü olma hedefiyle attığı adımlarını hızlandırmaya başladı. Münih’te her yıl düzenlenen ve uluslararası silah tekellerinin temsilcileriyle, dünya çapındaki neoliberal elitlerin bir araya geldikleri geleneksel “Güvenlik Konferansının” 2014 Şubat’ındaki toplantısı, emperyalist hırsları kabaran F.


1915 Ermeni tehciri

“Neyin, ne olduğunu söylemek”

Asuri-Süryani/Ermeni Soykırımının 100. Yılında komünistlere ve devrimci-demokratik güçlere düşen görevler üzerine...

“Lassalle’ın dediği gibi, neyin, ne olduğunu söylemek, en devrimci eylemdir ve en devrimci eylem kalacaktır”
Rosa Luxemburg


Japon Militarizmi Yeniden Hortluyor…

Uzun zamandır emperyalist yayılmacılık planlarını gerçekleştirmek isteyen Japonya burjuvazisi, milliyetçi başbakan Shinzo Abe ile kararlı bir temsilci bulmuş görünüyor. 2015 Şubat ortasında parlamentoda yaptığı bir konuşmada, militarizmin ve neoliberal programın ana hatlarını oluşturduğu hükümet ajandasını tanıtan Abe, Japonya anayasasına karşı topyekün saldırıyı başlattı.


Sözde “İslam Devleti” aslında nedir?

Kısa bir süre içinde Suriye ve Irak’ta büyük bir alanı kontrolü altına alan ve vahşi pratiğiyle dünya çapında tepki uyandıran sözde “İslam Devleti” (biz DAİŞ demeyi yeğliyoruz), Kobanê’de geri püskürtülmesine rağmen bölge halkları için büyük bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. DAİŞ vahşeti gerek Kürt Özgürlük Hareketinin (KÖH) kimi kesimlerinde, gerekse de devrimci kamuoyunda “İslamofaşizm” kavramının kullanılmasına neden oluyor.