Politika

Politika kategorisi


TKP’nin Kuruluşunun 101. Yıldönümünde Kimi Düşünceler ve Devrimci Perspektif

İlk Fırsat

Türkiye Komünist  Partisi Türkiye’nin en eski partisidir. 10 Eylül 1920’de kuruluşunun hemen sonrasında Anadolu ve Rumeli halklarının mücadelesine öncülük etmek, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı Sosyal Kurtuluş aşamasına yükseltmek amacıyla önderleri görev üstlendiler. Anadolu’da ve Rumeli’de emperyalist işgalcilere karşı çete savaşı yürüten komünist birlikler; devamı



Büyük Yarış

Yüzü, düşünen  bilgili bir insan görünümü çabasıyla anlı kırışık, darmadağın saçları ve pejmürde giysileriyle getirilmişti Akıl Hastanesine. Etrafına ilgisizdi. Gözleri bir noktaya dikili yeryüzünde bir başınaymış gibi, yeni bir yaşamın yaratıcısı edasıyla bir şeyler arıyordu baktığı yerde sanki. Dikkatini dağıtan veya öyle olduğunu zannettiği bir davranış karşısında saldırgan bir tutum alabiliyordu.  Aradan yıllar geçti. devamı


Doğudan Batıya Akan ve Ülkeyi Sarsan Bir Halk

Mezopotamya'nın Kalbi Kemalist Cumhuriyetin temel taşları döşendi, sonra Kürt halkına Cehennemin yolu gösterilmeye başlandı. Faşist bir öze sahip olan tekçi 1924 Anayasasının yaşama geçirilmesiyle Kürtler ve diğer ulusal azınlıklar için tehlike çanları çalmaya başladı. Kemalist rejim içindekini kusarak ülkeyi bir halklar zindanına çevirdi. Bu süreçle katliamlar, kıyımlar, sürgünler ve asimilasyon politikaları başladı. Bu politikaların sonucunda halklar ayrıştırılarak düşmanlaştırıldı, yerinden yurtlarından edilerek yaban diyarlarda göçmenliğe mahkum edild. Egemenler için birliği bozulan halkları ezmek ve yönetmek her zaman kolay olmaktadır. Kürtler, açlıktan ve baskıdan dolayı yüz yıldan beri öz yurtlarından batıya akan bir halktır. Kürt halkı yerinden yurtlarından ayrılarak batıya akarken hiçbir zaman doğuya, güneşe ve özüne sırt çevirmediler. devamı


Bu Devran Böyle Dönmez

Klasik bir giriş yaparak başlıklar halinde ülkenin durumunu gözden geçirelim.

İşçi ve emekçiler 1980 askeri faşist devirmesi ve sonrasında oluşturulan neo-liberal sistem sürecinde elde ettikleri kazanımların önemli bir bölümünü yitirdiler. Sosyal haklar hak getire. Asgari ücret hayat pahalılığına yetişemiyor ve açlık ücreti niteliğine dönüştü. Birkaç işte çalışan, güvencesiz çalışmanın gerçek çalışanların sadece yüzde yirmi beşini oluşturan ve onların da oransal olarak sadece yüzde onunun sendikalarda örgütlü olduğu bir son kırk yıl yaşıyoruz. devamı


Ekonomik Politik Kriz ve Birleşik Sınıf Mücadelesi

Dünyada gelişen ve değişen çok yönlü dönüşümler, şüphesiz Türkiye’yi de etkilemektedir. Mevcut durumda dünya çapında yaşanan aslında kapitalizmin krizidir ve bununla beraber ulus devletlerin çözülme sürecidir. Dolayısıyla bu, kısa vadede etkisi toplumlar nezdinde pek görünür olmasa da uzun vadede etkisi muhakkak olacaktır. devamı


Çıkış Yolu

Ülkede geçtiğimiz günlerde 15 Temmuz kutlamaları gerçekleştirildi. Konuşmalara bakılırsa her şey yolunda gidiyor izlenimi yaratılmaya çalışılıyor. Halk dilinde buna pişkinlik deniyor. Aslında ülke sorunlarının üzerine kapkalın ve bir o kadar da ağır bir battaniye örtülmüş durumda. Bir süre sonra battaniyenin altında kalanlar, iyice havasız kalacaklar. devamı



Öfkeyi Acıya Bölmek, Bağırmak Sınıf Kiniyle…

Her birey bulunduğu yerden değerlendirir dünyayı. Yaşamın gerçekliğine bulunduğu yerden yürür. Değer yargıları, bilinci, davranış biçimleri yaptığı işte, attığı her adımda parça parça şekillenir. Bozkırın hoyrat rüzgarında sertleşen, ovanın bereketiyle çoğalan, şehrin sokaklarında kavgayı öğrenen neslin öyküsüdür bu. Karlı dağların baharda eriyen pırıl pırıl akan suyuydu onlar; kirlettiler… Öfkeyle bakışları ondandır, yüksek sesle bağırtıları… devamı