Mevsimlik İşçiler ve İç Göç Olgusu - Hangi Mevsimdir Yaşamak Dedikleri?

Mevsimlik İşçiler ve İç Göç Olgusu - Hangi Mevsimdir Yaşamak Dedikleri?

Mevsimlik İşçilerManisa’da 6 Temmuz 2015’te, içinde mevsimlik tarım işçilerini taşıyan kamyonetin karıştığı trafik kazası sonrasında 13’ü kadın, 15 kişi yaşamını kaybetti. Kapitalizmin esnek ve güvencesiz çalışma koşulları, insanları bir kamyonet kasasına hapsedip, ölüm solutuyor. Azami kâr arzusu uğruna insan hayatı yok sayılıyor ki, en acı faturayı ödeyen kesimler içinde tarım işçileri de var. Türkiye’de TÜİK 2011 verilerine göre, 6.3 milyon istihdam edilen tarım işgücünün yarısını mevsimlik tarım işçileri oluşturuyor. Gezici mevsimlik tarım işçilerinin karşılaştıkları sorunlar saymakla bitmez.

Ulaşım, barınma, ücretlendirme, sosyal güvence, kadın ve çocuk işgücü sömürüsü, meslek hastalıkları, etnik, kültürel ayrımcılık ve en önemlisi yoksulluk ve ölümün eşiğinde yaşamak gibi bir çırpıda sıralayabileceğimiz sebeplerle var olan koşullar son derece trajiktir.

Tarımda karşılaşılan iş kazalarının kayıtları bile raporlaştırılmamıştır. Ölümlerde ilk sırayı ulaşım koşulları esnasında gerçekleşen cinayetler olarak belirtebiliriz. Akut pestisit (kimyasal) zehirlenmeleri ile sağlık sorunu yaşayan nice tarım işçisi bulunmaktadır.

Öyle bir sektör düşünün ki; çocuk işgücü istihdamının 6’lı yaşlara kadar düştüğü, kadınların göç bölgelerinde her türlü, şiddet, taciz, tecavüz ve iş cinayetlerine kurban gittiği, barınma koşullarının son derece kötü olduğu ortamlarda yaşayan bu insanların, potansiyel “suçlu” olarak algılandığı...

Mevsimlik İşçilerDiğer yanda, devletin Kürt sorununa ilişkin politikaları, 1990’lı yıllarda 4 milyona yakın Kürt’ü evinden, yurdundan, yaşam gereçlerinden koparmış, Zorunlu göç mağduru Kürt emekçileri, Türkiye’nin dört bir yanında mevsimlik tarım işçisi olmak zorunda kalmıştır ve bugün mevsimlik tarım işçilerinin çoğunluğu Kürt emekçilerinden oluşmaktadır. Etnik inkar, emek sömürüsü olarak da işletilmiştir.

17 saat boyunca 6 kilo yaprak toplayıp, 9-10 lira kazanabilmek için ölmek. Yaşayabilmek için, sadece yaşayabilmek için heba edilen hayatlara Manisa tek bir örnek. Yoksul, emekçi ve ezilenler için ne ilk ne de son örnek.

Burjuvazinin ve onu ayakta tutan düzenin pompaladığı sınıf içi bölünmeye dur diyecek bir algıya acilen gereksinim var. İşçi sınıfının, dünyanın her yerindeki işçilerin, dili, dini, mezhebi yoktur. Onları birleştiren emektir. Sömürüdür. Göçmen işçilere bakış da mevsimlik işçiler sorunu da sınıf siyasetinden bağımsız ve dışlayıcı olamaz. Dünyanın tüm işçileri açısından sömüren aynıdır, kurtuluş da aynı olmalıdır bu sömürüden...