Kemal ATAKAN

İmamoğlu Vakası ve Devrimci Mücadele

2022 senesinin son haftalarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na 7. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Yüksek Seçim Kurulu’na “ahmak” suçlaması yaptığı gerekçesiyle 2 yıl 7 ay 25 gün hapis cezası kararı verildi. Bu icraatın hukuki süreci ve “ahmak” nitelemesinin kullanılmasının ne kadar suç teşkil ettiği konunun bir yanı. Anımsayacaksınız. İmamoğlu İBB Başkanlığı’na seçildikten bir süre sonra Strasburg’da Avrupa Konseyi’nin bir toplantısına katılıyor. HDP’li Belediye Başkanlarının görevlerinden alınıp yerlerine kayyum atanması ile ilgili görüş belirtiyor ve şöyle diyor: “Belediye Başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanması ve bir kısmının tutuklanması özellikle hukuk devleti ilkesini ihlal etmektir”. devamı


Politika Seçim Taktiklerinden İbaret Değildir

Geçen sayıda seçim sürecine yönelik kurulan ittifaklar konusunda görüşlerimizi ele almıştık. Kuşkusuz ki seçimler bir ülkede siyasetin ve yönetiminin hangi doğrultuya yöneleceği konusunda önemlidir. Düzen dışı devrimci muhalefet güçlerinin bu alanda da söyleyecek sözleri ve yaşama geçirecekleri görevler vardır. Ne ki, bu alandaki gelişmeler tek başına devrimci demokratik muhalefet güçlerinin öznel istemleri temelinde gelişemiyor. Bir dizi uluslararası ve ulusal faktör gelişmelerin seyrinde rol oynuyor. Düzen içi muhalefetin kaypaklığı ve önemli konularda kimi zaman bir taraftan diğer tarafa hizmet edecek geçişler yapması da hesap edilemeyecek etkenlerden biri oluyor. devamı


Devrimci Demokratik Alternatif Nedir?

Emek ve Özgürlük İttifakı

Türkiye kamuoyu aylardır 2023 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlere odaklanmış durumda. Düzen partilerinin oluşturduğu iki tane ittifak var. Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı. Onun dışında kuruluşlarını ilan eden Sosyalist Güçbirliği İttifaki ile Emek ve Özgürlük İttifakı var. Son kurulan iki ittifakın salt seçimlere yönelik değil, ülkedeki politik süreçlere sürekli müdahale edecek ittifaklar olarak kuruldukları ifade edildi. Bu doğru bir bakış açısıdır da. devamı


10 Eylül, TKP, Şanghay, Ergenekon, Seçimler Ve Ortadoğu Devrimci Çemberi

TKP 102 YAŞINDA

Türkiye Komünist Partisi – TKP, geçtiğimiz günlerde kuruluşunun 102. yıl dönümünü karşıladı. TKP bu toprakların en eski siyasal partisidir. Eski olduğu kadar da gençtir. Gazetemizin bu sayısında konu ile ilgili Mustafa Suphi Vakfı’nın düzenlediği Panel’e sunulan tebliğler yayınlandığı için tarih ile ilgili çok ayrıntıya girmemize gerek yok. Biz, günümüzde TKP’ye bu topraklarda neden ihtiyaç duyulduğu üzerinde durmak isteriz. TKP, Türkiye’nin ve hatta bölgenin içinde bulunduğu düğümü çözmeye aday olmalı. TKP 10 Eylül 1920’de kurulduğu zaman ortaya koyduğu bir program vardı. devamı


Maddeyi Güce Dönüştürmek

Malum, Türkiye’de var olan toplumsal sorunların çözümü yönünde bir dizi tartışma yürütülüyor, fikir geliştiriliyor ve azımsanmayacak düzeyde de somut adımlar atılıyor. Bir an için kendimizi geri çekip objektif olarak bu tabloya bakıp bir değerlendirme yapacak olursak karşımıza nasıl bir tablo çıkıyor? Yürütülen tartışma ve üretilen düşüncelerin hangisi politika katına yükselip toplumsal mücadelenin pratiğinde karşılık buluyor? devamı



Yüz Yılın En Önemli Kazanımı… İtirazı Olan Beri Gelsin!

Ülkenin durumu hepimizin malumu. Tekrarlamaya gerek yok. Var olan sorunların kapitalizmin restorasyonu temelinde giderilemeyeceği açık. Bu çerçevede var olan kapitalist düzenin aşılması gerektiği konusunda şüphemiz yok. Kapitalizmin de ancak devrimci yoldan aşılabileceği ise yine şüphesiz kesin. Belirleyici olan bugün bulunduğumuz noktadan devrimci dönüşümler zamanına, yani devrime nasıl ulaşacağımız ile ilgili olmalı. devamı


Dünya Yeniden Şekilleniyor

Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı ve Rusya Federasyonu Başkanı

Seksenli yılların sonu, doksanlı yılların başında Dünya Sosyalist Sistemi’ni hedef alan ve geçici olarak başarılı olan emperyalizmin karşı-devrim hareketi sonucunda dünyada tek kutuplu bir düzen egemen oldu. devamı


Dünyayı Değiştirmek Ama Nasıl?

Dünyanın durumundan memnun olanlar her halde bir avuç azınlık dışında hiç kimse. Tüm ülkeler ekonomik kriz koşullarında. ABD ve AB’nin başat ülkelerinde dahi resmi verilere göre enflasyon yüzde yedibuçukları geçti. Asya’nın bir dizi ülkesinde ve Afrika’da insanlar, özellikle çocuklar açlıktan ölmeye devam ediyor. Salgın hastalıkların sadece Afrika’ya özgü olmadığını hep birlikte yaşadık. devamı


Ukrayna Gündemi ve Dünya İçin Yeni Bir Yol Ayrımı: “Ya Barbarlık, Ya Sosyalizm!”

Bu yazımızda Ukrayna’da yaklaşık bir aydır süren çatışma ortamının detaylarına girmeyeceğiz. Bu konuda gazetemizin geçen sayısında Son Dakika yazısı olarak ve bu sayımızda birden fazla yazı ile gelişmelere ışık tutmaya çalışıyoruz.

Bizim değinmek istediğimiz konu, bu gelişmenin a) Uluslararası alanda b) Rusya Federasyonu açısından nasıl sonuçları olduğuna ve olabileceğine dair ön görülerdir. Bir anlamda sesli düşüneceğiz. devamı