Okuyucularımıza Çağrı

Değerli okurlarımız; Gazetemiz bir süre sonra üçüncü yayın yılını tamamlayacak. Bir ihtiyaç üzerine yayınlamaya başladığımızdan bugüne dek inişli çıkışlı, acı ve tatlı süreçler yaşadık. Gazetemizin kurucu sahibi ve ilk sorumlu yazıişleri müdürü Kemal Tayfun Benol arkadaşımızı anmadan geçemeyeceğiz. Bugün yaygın bir dağıtım ağına ulaşan gazetemiz, daha ileri hedeflere yönelmek durumunda.


Sınıf Savaşımının Durumu Üzerine Bir Yaklaşım

Aslında bu yazı biraz da bir ‘sesli düşünme’ denemesi. Düşündüklerimizi yazıya dökerek okuyucularımızın da sesli düşünmelerini, mümkünse görüşlerini yazmalarını ama en önemlisi düşündüklerini yaşadıkları ve çalıştıkları ortamlarda yaşama geçirmelerini arzu ediyoruz.


Politika Gazetesi Davası Dayanışmayı Yükselt! Düşünceler Yargılanamaz!

TC İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Politika Gazetesi’nin sahibi, sorumlu yazıişleri müdürü ve yazarları hakkında dava açılması talebiyle soruşturma başlattı. İstanbul Anadolu Adliyesi, Tekirdağ ve Mardin Cumhuriyet Basın Savcılıkları tarafından ifadeye çağırılan yazarlar, ifadelerini vermişler, ilgili savcılıklar görevsizlik ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermişlerdir.

Ancak, bu savcılık kararları İstanbul Çağlayan Adliyesindeki Cumhuriyet Başsavcısı Celal Sarıdere için yeterli olmamış olacak ki, yazarlarımız tekrar ifadeye davet edildiler. Anadolu, Mardin ve Tekirdağ Adliye’lerinde ifade verdiklerini beyan eden yazarlarımız tekrar ifadeye çağırılmadan haklarında İddianname hazırlanmıştır.


Çerkezköy Fabrika İşçilerinin Sorunları

Batis Sendikası'nın bir eyleminden

12 Eylül 1980’de işçi sınıfının devrimci mücadelesine karşı yapılan faşist askeri darbenin uygulamaları ve etkileri günümüzde de sürmektedir. Aradan geçen 37 yıllık süreçte sınıf ve kitle sendikacılığı etkisizleştirildi. Devletin eliyle sermaye sınıfı yanlısı işbirlikçi sarı sendikacılığın önü açıldı. İşçiler, demokratik ve ekonomik mücadele örgütleri olan sendikalarından uzaklaştırılarak örgütsüz bırakıldı.


Savaşa ve Sömürüye Karşı 1 Eylül

Şiddet günümüz dünyasının giderek daha da tırmandırılan bir olgusu. Kapitalist dünyanın sömürü, işsizlik, talana dayalı yapısı zor ve şiddeti üretiyor… Dünyanın önemli kaynaklarını tutan veya stratejik önem taşıyan bölgelerde savaşların kışkırtılmasının ekonomik-siyasal arka planını kapitalizmin doymak bilmeyen aç gözlülüğüdür.


Ümit Köseoğlu‘nun Sonsuz Yolculuğu

Ümit KöseoğluYaşamının nerdeyse tamamını işçi hareketine, haksızlıklara karşı mücadeleye, adalet arayışına, özgürlüklere ve daha fazla demokrasiye harcayan bir kişiyi yazıyla tarif etmek oldukça güç. Hele de bu kişi bir sendikacı ve kavgasını „diaspora“ olarak bilinen yaban ellerinin acımasız şartlarında vermiş ise.


Ekonomi… kısa kısa… Ekonomi… kısa kısa…

Merkez Bankası enflasyon tahminini yine yükseltti

Merkez Bankası 2017 yılı enflasyon öngörüsünü yüzde 8,5’ten yüzde 8,7’ye yükseltti; yüzde 6,4 olan 2018 enflasyon öngörüsünü değiştirmedi. Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya, yılın üçüncü enflasyon raporunu sunuşunda, enflasyon öngörüsündeki 0,2 puanlık artışın gıda kaynaklı olduğunu söyledi. Merkez Bankasının nisan ayında açıklanan yılın ikinci enflasyon raporunda, 2017 yılı sonuna ilişkin enflasyon öngörüsü, birinci rapordaki yüzde 8,0’den yüzde 8,5’e ve 2018 sonu enflasyon öngörüsü de yüzde 6,0’dan yüzde 6,4’e yükseltilmişti.



TKP 97 Yaşında… TKP’den Ne Bekliyoruz?

Türkiye Komünist PartisiBu sene 97. kez karşıladığımız Türkiye Komünist Partisi’nin kuruluş yıldönümü olan 10 Eylül’ü geçmiş ile günümüz ve günümüz ile gelecek arasında bir bağ kurarak değerlendirmek gerekir. Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi TKP’nin tarihinden koparılarak değerlendirilemez.


Faşizme Karşı Mücadelede İsimsiz Kahramanlar Ve Semih Özakça

Dünya devrim tarihinde, ülkelerin devrim ve mücadele tarihinde şahısların önemli derecede büyük katkıları vardır. Devrimci mücadelede, demokrasi mücadelesinde, insan hakları mücadelesinde, barış, kadın mücadelesinde bireylerin önemi her safhada öne çıkıyor. Rusya’da ağabeyinin idamı sonrasında kendisini bir anda devrimci mücadelenin içinde gördü Lenin. Büyük ve dahi insan, bireysel silahlı mücadeleyi, anarşizmi red ederek, kitlelere dayalı politik mücadele içine girmeye karar verdi.


Yargılamak ve Sorgulamak Üzerine

Son zamanlarda şovenizm, milliyetçilik (kimileri ulusalcılık diyor) ve faşizm üzerine sosyal medyada paylaşımlar, şikayetler ve yazılar(bazı yazılar dolu dolu) okuyorum. Bunlardan biri, daha önce benim de paylaştığım Rıza Tüzmen’in, “Hem solcu hem ulusalcı olunmaz.” dediği yazı. Bir diğeri, genç bir arkadaşımızın (T. Kulaçoğlu) “Ya arkadaş, anlamıyorum; faşistler gerzek olduğu için mi faşist oluyor, yoksa faşist olduğu için mi gerzek oluyor?” sorusu.


»Yeni Devlet« Değil, Restorasyon ve Süreklilik

Avrupa’daki örnekler ışığında »Yeni Türkiye« tartışmalarına bir müdahale

»Türkleri, oradaki farklı toplumsal sınıflar arasındaki ilişkiler farklı ırklar arasındakiler gibi karmakarışık olduklarından, Türkiye’deki egemen sınıf olarak tanımlayabilmemiz çok zor. Türk, duruma ve yere göre işçi, köylü, kesnekçi, ticaret adamı, feodalizmin en aşağı ve en barbar devrindeki bir feodal toprak sahibi, sivil memur veya asker olabilir; ama hangi sosyal konumda olursa olsun, o, ayrıcalıklı dine ve ulusa aittir – sadece o silah taşıma hakkına sahiptir ve en yüksek mevkide olan bir Hıristiyan, en alt sınıftan bir Müslüman ile karşılaştığında ona yol vermek zorundadır. Bosna ve Hersek’te halk kitleleri Rajah, yani Hıristiyan kalırlarken, Slav aristokratları İslam’ı kabul ettiler. Demek ki bu vilayette, aynı Müslüman Boşnak’ın Türk asıllı Müslüman din kardeşiyle eşit basamakta olması gibi, egemen inanç ve egemen sınıf özdeştir.«


Kürtler ve Bölge Halkları İçin Ortak Gelecek Dayanışmadadır

İran Genelkurmay Başkanı Ankara’da Türk Genelkurmay Başkanı tarafından karşılandı. İran Genelkurmay Başkanı geniş bir komuta kademesiyle geldi. CB Erdoğan da kendisini kabul etti.

Kürdistan üzerinde eskiden beri söz sahibi olan güçler, bugün eski günleri arar bir durumdalar. Egemenliklerini sürdüremediklerini gördükçe saldırganlaşmakta ve yeni oyunlar peşinde koşmaktadırlar. Türkiye ve İran’ın son zamanlarda birbirlerine yakınlaşmalarını ve işbirliği yollarını aramalarını bu şekilde okumak gerekmektedir.


Günümüzde Bonapartist İktidar Olur Mu?

Egemen sınıfların siyasal temsilcisi Erdoğan’ın özellikle 2010 yılından sonra öne çıkan “tek adamlığı”, burjuva iktidarın biçimlerini de tartışmaya soktu. Bir çok yazar ve siyasal yorumcu, Erdoğan yönetimini “Bonapartizm” olarak nitelendirmeyi daha uygun buldular. 


Fransız Devrimci Yazar Emile Zola ve ‘Germinal’

Emile ZolaEmile François Zola, (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902) Fransa’da Natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zola’nın şöhreti, aslında çokça dillendirilmeyen Dreyfus Davası’nda takındığı yürekli aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa Devlet Başkanı’na “İtham Ediyorum!” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı bir süreliğine Fransa’yı terk ederek Londra’ya yerleşti.