Ahmet ÇAVLI

İktidarın Zayıf Halkası Yerel Yönetim Seçimlerini Kazanmaktır

Demokratik ve özgür yerel yöneticilik, demokratik ahlaki kooperatiflere, komünal yaşam ve ekonomi inşasına dayanan yerel yönetim ve belediyecilik anlayışını ifade eder. Bu anlamda demokratik toplumcu yerel yönetim anlayış ve sistemiyle örgütlenir. Yerel yönetimler demokratik özgür yaşamı inşa etmenin temel alanlarından biridir. Onun için demokratik toplumcu örgütlenme çalışmaları ve sisteminin önemli bir alanı olarak ele alınmalıdır. Demokratik, halkın, halkların belediye anlayışında dar grupçu zihniyet ahbap çavuş ilişkileri ile aşiretsel, feodal ilişkilerin olmadığı yerel yönetim anlayışı maalesef HDP’de birinci derecede gözle görülür düzeyde mevcuttur.


YEREL SEÇİMLER VE OLMASI GEREKEN POLİTİKALARIMIZ

Ülkemizde yoksulluk diz boyu, sömürü alabildiğine vardır, zam zulüm, işkence ve faşizmin tüm yöntemleri uygulanırken zam üstüne zamlar yapılırken halklar “vatan, millet, sakarya” tarzı milliyetçi söylemlerle uyuşturuluyor. Halbuki halklar hemen demokratik tepkisini göstermeliydi.


Yeni Dönemde Yeni Yaklaşımlar

Yeni bir döneme girdik. 7 Haziran’da yakalanan demokratik değişim dönüşüm eğilimi sayesinde halkta oluşan yeni umut ışıklarını yakmıştı. Demokrasi güçlerinin mücadele azmi, özgürlük, emek, kardeşlik istemleri durağa ulaşmıştı. 7 Haziran’da yakalanan değişim eğilimli rüzgar halklar üzerinde ölü toprağını kaldırmıştı. Kadın, gençlik, işçi, köylü, herkesi direnmeye teşvik etmişti. Ama halklardaki bu direnç eğilimi sadece sosyalistlerde istenilen değişimi gerçekleştiremedi.


Seçim Ve Özgür Gelecek

HDP Mitingi

Ülkenin başında bulunan AKP iktidarı  Avrupa’da, Ortadoğu’da ve dünyanın her tarafında sıfırı tüketmiş durumdadır. Elinde kala kala  Perinçek ve sözde sol geçinen grupçuklar kalmışlar, ve bunların toplamı yarım gram etmez. Elinde kalan ülkeler ise Katar ve Azerbaycan’dır. İlk çıkışı yapma rolü verilen Bahçeli’ye göre, “Seçim sürecine giden yolda toplumsal, ekonomik ve siyasi dinamikleri etkileyen çok sayıda menfi faktör yeşermektedir…


KAPİTALİZME, EMPERYALİST SAVAŞA, OHAL REJİMİNE KARŞI, 1 MAYIS’TA ALANLARA

Her türlü ağır baskı ve engelleme çabalarına rağmen, Newroz barış ve özgürlük bayramı çok sayıda kentte kitlesel bir şekilde kutlandı. Kürt halkının tüm haftaya yayarak kutlama doğrultusundaki isteğinin, hükümet tarafından “ancak 21 Mart günü yapılabilir” tutumuyla reddedilmesine rağmen, gerek İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde gerekse başta Diyarbakır, Van, Ağrı, Batman, Mardin ve ilçelerinde  olmak üzere birçok Kürt ilinde yüz binlerce insan Newroz alanlarına aktı.


Barış Bayramı Kutlu Olsun!

Bugün yaşadığımız bu dönemde bu çağdaş dünyada Newroz’un üç hali var. Birisi; efsane ya da mitolojik yönü, diğeri; doğa ile ilgili yönü, üçüncüsü de; Kürtlerin  Hareketinin büyük bir yetenek ve yaratıcılıkla geliştirmiş olduğu toplumu  yenileme değişim ve dönüşüme  uğratmak ayağa kaldırma,  örgütlü  hale getirme yönü. İşin efsane yönü konusunda kimsenin kesin bir bilgisi yok. Kawa diye bir devrimci demirci var.


Halk Meclisleri Gerçek Demokrasilerdir

Halkın eyleminin olmadığı yerlerde demokrasiler yeşeremez. Çok önemli bir söylem, halkların katılmadığı hiçbir görüş ve ideoloji kazanamaz, kitleler içinde çalışma ortamını bulamaz. Bu yazıyı yazarken İran’da halklar sokağa dökülmüş demokratik taleplerini haykırıyorlardı, gerici sistemin  rejimin karanlık duvarlarını yıkmaya çalışıyorlar, 1979’da halk devrimine öncülük eden TUDEH (KOMÜNİST PARTİ) yine gençliği, kadınları, işçi sınıfını, emekçileri kitlesel eylemliliğe çağırdı, genel grev çağrısı yaptı, çünkü köklü olan TUDEH’e  öncülük yapmak zorunluğu doğdu.


İhanete Karşı Devrimci Tavır Ortak Mücadele

1917 Ekim Devrimi’nin 100.yılının kutlandığı bugünlerde, Güney Kürdistan’daki  referandum veya bağımsızlık yönelişinin üzerine, bölgedeki  gerici yobaz faşist güçler büyük bir ittifak kurarak yürüdüler. Kendi içinde birliktelikten yoksun olan Kürtler de ne yazık ki, örgütlü bir karşı çıkış koyamadılar. Böylece, Kürt devrimini görünür kılacak referandum bir anda işlemez duruma getirildi. Ancak bu devrim sürecinin bittiği veya çöktüğü anlamına gelmez.


Savaşa Karşı Barış

KDP iktidarı ele aldıktan sonra bölgedeki en önemli müttefiği olan ve hep iyi ilişkilerde kalan AKP Türkiyesi ile de ciddi bir karşıtlaşma yaşıyor. KDP-AKP işbirliğinin bozulması zaten kaçınılmazdı. Çünkü Erdoğan ve Türkiye’nin bölgedeki en vazgeçilmez şartı bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasını engellemekti. Bu yüzden bu işbirliğinin devam ettirilebilir bir yanı da yoktu.


Faşizme Karşı Mücadelede İsimsiz Kahramanlar Ve Semih Özakça

Dünya devrim tarihinde, ülkelerin devrim ve mücadele tarihinde şahısların önemli derecede büyük katkıları vardır. Devrimci mücadelede, demokrasi mücadelesinde, insan hakları mücadelesinde, barış, kadın mücadelesinde bireylerin önemi her safhada öne çıkıyor. Rusya’da ağabeyinin idamı sonrasında kendisini bir anda devrimci mücadelenin içinde gördü Lenin. Büyük ve dahi insan, bireysel silahlı mücadeleyi, anarşizmi red ederek, kitlelere dayalı politik mücadele içine girmeye karar verdi.