Mehmet TOSUN

Savaşa ve Sömürüye Karşı 1 Eylül

Şiddet günümüz dünyasının giderek daha da tırmandırılan bir olgusu. Kapitalist dünyanın sömürü, işsizlik, talana dayalı yapısı zor ve şiddeti üretiyor… Dünyanın önemli kaynaklarını tutan veya stratejik önem taşıyan bölgelerde savaşların kışkırtılmasının ekonomik-siyasal arka planını kapitalizmin doymak bilmeyen aç gözlülüğüdür.


Süreç ve Görevlere İlişkin

Faşizm ve diktatörlüğün bütün biçimine karşı savaşım her ülkenin özgün koşullarına göre biçim alır. Farklı sosyo-ekonomik, kültürel gelişmişliğin biriktirdiği özgün deneyim bu noktadan evrensel anti-faşit mücadeleye katkı sunar. Evrensel olan bu özgün pratiklerden  beslenirken, gözden kaçırılmaması gereken temel ilke faşizmin sınıfsal niteliğidir.


Emeğin, Deniz’in ve Zeytin’in karnında büyüyen şehir; “Mudanya’da Zeytin Ağacı Yapraklarıyla Boyar Denizi”

-38 yıl önce-

Geçmişin sazlık batak tarlaları üzerinde telaşlı adımlarla insanlar geziniyor.

İşe yetişmeye çalışan kalabalıklar uykulu gözlerle çakıl taşı döşeli yollarda daha güneşi görmeden fabrikaların dev duvarları arasında kayboluyordu. Ilık usul esen rüzgar, dev bacaların yaydığı dumanı dağıtamıyordu. Buğulu gri bulutlar yeni doğan güneşi gizliyor, göz alabildiğine uzanan fabrikaların kapısına yığılan insanları sis perdesinin içine gömüyordu. Bu manzara içinde öğle saatlerine kadar yüzünü gösteremeyen güneş, yer yer ağaç yaprakları arasından evlerin teneke damlarına gözünü kırpıyordu.