Politika'dan

İşçi Sınıfının Balyozu, Kürtlerin Ateşi... Birlikte Güneşli Günlere...

MHP destekli AKP-Saray Rejimi 31 Mart Yerel Seçimle- ri’nde henüz tüm toplum kamuoyunun bilincine çıkma- dığı kadar büyük bir darbe yemiştir. Seçim sonrası bilgi kirliliği ve İstanbul seçimlerindeki AKP-MHP Blokunun ye- nilgisinin üzerini küllendirme çabaları ciddi kazanımların bilince çıkmasını engellemek için amacına uygun bir işlev görmüştür.

Çok açık ve net söylenmelidir: MHP destekli AKP-Saray Rejimi 31 Mart seçimlerinde kaybetmiştir!


Burjuva Propagandasının Zehirli Oku Kırılacak

Ülkede enflasyon aldı başını gidiyor. Bunun karşısında işçi ve emekçi ücretleri olduğu yerde sayıyor veya enflasyon oranının çok altında yükseliyor. Asgari ücret 2019’da açlık ücreti sınırında kaldı. Emekliler, işsizler perişan durumdalar, gerçekten açlık sınırındalar.


2019 Yılını Nasıl Kazanacağız Ve Şekillendireceğiz?

“Güzel bir soru…” diyeceksiniz. Bizce güzel olmanın ötesinde önemli bir soru. Ülke ekonomik ve siyasi bir krizin girdabında kıvranıyor. 31 Mart 2019’da Yerel Yönetim Seçimleri icra edilecek. Yılın ilk üç ayı çok önemli. Yanlış anlaşılmasın, seçim her şey değildir ama seçimler sizin nasıl yaklaştığınıza bağlı olarak önem kazanabilir.


Birlik ve Dayanışma

Bu iki kelime birlikte ifade edildiği zaman anlamı derinleşiyor. Bizim açımızdan da iki yönlü bir önem arz ediyor. Birincisi; BİRLİK VE DAYANIŞMA işçi sınıfı mücadelesi açısından vaz geçilmez kavramlar. Vaz geçilmezin ötesinde sonuç almaya yönelik adım atma niyetinde olanlar için can alıcı bir kavram kombinasyonu. İkincisi; İşçi sınıfının politik örgütü genellikle sendikal, demokratik ve politik çevrelerde BİRLİK VE DAYANIŞMACILAR  olarak anılır, nitelendirilirler.


Güneş Balçıkla Sıvanmaz!

Türkiye Komünist Partisi 98 YaşındaTKP MK Genel Sekreteri İ.Bilen yoldaş S.Üstüngel adıyla yazdığı “Güneşli Dünya” kitabında Sovyetler Birliği ve Reel Sosyalizmi anlatır. O kitap yayınlandı yayınlanalı Güneşli Dünya TKP’liler için Sosyalizm kavramı ile eş anlamlı olmuştur.

Dünyanın güneşli olması için bir güneşin olması gerekir. Yetmez… Bu güneş o kadar yükselmeli ki dünyamızı aydınlatabilsin. İşte o zaman dünya Güneşli Dünya olur.

Bir de konuya tersten yaklaşalım. Güneşin hiç aydınlatmadığı bir dünya var olabilir mi? Olamaz.


Yoksulluk Kader Olamaz!

Seçimler geçti ve İktidar gerçek halk düşmanı yüzünü gösterdi. Her şeye zam. Bu zamların da sonu gelmeyecek. Çünkü ekonomik sistem tükenmiş. Dolar karşısında TL’nin değer kaybı Türkiye halklarını bir yılda yüzde yüz daha fazla yoksullaştırdı. Geçen yıl 3,5 TL olan Dolar bugün 5.5 TL.


SICAK YAZ

Seçimleri kendi çıkmazlarından dolayı öne çektikleri yetmedi, bir de Haziran ayının üçüncü haftasına aldılar. Yani okullar tatile girdikten bir hafta sonrasına. Umuyorlar ki,  onların ırkçı deyimiyle “beyaz Türkler” tatile çıkarlar ve oy kullanmaktan imtina ederler. Bu BİR.


Neden Özgürlük?

ÖzgürlükDevrimci sınıf mücadelesini yükseltmek için kafa patlatması gerekenler seçim kampanyası planları yapıp aday tartışmaları yürütüyor. Olmadık ittifak hayalleri kuruluyor. Bir yandan “faşizm var veya faşizm kurumsallaştırılıyor, son etap yaşama geçiriliyor” deniyor. Diğer yandan oyları kimin ve nasıl sayacağı belli olmayan, sonuçlarını istedikleri gibi ilan edecekleri, o da olmazsa “seçimi tekrar ederiz” kararını alabildikleri bir ortam yaşanıyor. Bizim pek fazla “solcu”, “devrimci” arkadaşlarımız da bu koşullarda abesle iştigal ediyorlar.


Başka Bir Türkiye Olabillir…

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Komünist Partisi’nin kurucuları ve ilk Genel Başkanı Mustafa Suphi, ilk Genel Sekreteri Ethem Nejat ve on üç Merkez Komitesi üyesi yoldaşımızın, TKP kurulduktan 4 ay 18 gün sonra Karadeniz’in derin sularında Kemalist Ankara Hükümeti tarafından katledilmelerini, 97. yıl dönümünde andık.


Tribünleri Boşaltıp Seyirciyi Sahaya İndirmek…

Türkiye’nin her şeyi alt üst olmuş vaziyette. Ne eğitim ve sağlık sistemi, ne silahlı kuvvetler, ne devlet kurumları, ne parlamento, ne de ekonomi ve politika. Hiç biri işlemiyor. Ancak devlet yöneticilerinin, burjuva siyasetçilerinin ve bürokratların söylemlerine bakarsanız her şey tıkırında yürüyor. Sadece iç ve dış güçler, Türkiye düşmanları etrafımızı sarmışlar ve Türkiye’yi bitirmeye çalışıyorlar. Zannedersiniz ki her şey yolunda…