Politika'dan

“Güneşi görmek için karanlığı kazıyoruz”

Kömür madeni işçisiBartın’ın Amasra ilçesinde devletin kurumu olan TKİ’ye ait bir kömür madeni ocağında yaşanan grizu patlamasında 41 işçi canından oldu.

Can veren işçilerden biri, kazadan birkaç gün önce sosyal medyada “Güneşi görmek için karanlığı kazıyoruz” yazdığı ifade edildi. Madencilerin duvar yazılarından biridir, "Aşağıda ölüm var, yukarıda açlık. Aşağıdaki ölüm olasılık, yukarıdaki açlık kesin!” yazısı. Başka türlü yaşama koşulları ellerinden alınarak “cehennem kuyuları”nda çalışmaya mecbur bırakılan işçilere reva görülen “kader” bu işte. Esas sorun da bu kaderi kimlerin yazdığı ve kimlerin değiştirmesi gerektiğidir. devamı


Zamanı Geldi

TKP’liler arasında hararetli tartışmalar ve çalışmalar var. Bu kadar insanız… Parmakla saydığımız zaman benim diyen yasal kurulmuş sol ve sosyalist partiler kadar, hatta sayıca daha geniş bir çevreyi teşkil ediyoruz. Hepimiz sınıf savaşımının farklı ve hemen hemen tüm alanlarında aktif faaliyet yürütüyoruz. En az katkı sağlayanımız çevremizde “komünist abi bu konuda ne diyor acaba” diye etrafındaki herkesin görüşlerini kulak kabartıp dinletiyor. devamı


Her Gecenin Bir Gündüzü Vardır

Yoksulluk asla kader değildir

Yoksulluk ile zenginlik arasında uzlaşmaz bir çelişki vardır. Bu çelişkiyi gidermenin bir tek yolu da kapitalist toplumlardaki eşitsizliği ortadan kaldırmaktır. Kapitalist toplumlardaki eşitsizliği ortadan kaldırmanın da bir tek yolu vardır. devamı


Suruç Katliamı ve günümüz

Suruç KatliamıTekelci burjuvazi ne zaman köşeye sıkışsa ve yönetme yetisi zora girse teröre baş vurur. Bu 12 Eylül 1980 öncesi de böyleydi, 15 Temmuz 2016’da iktidarlarını kurtarmak için yaşanan “darbe” süreci öncesinde de böyle oldu.

12 Eylül öncesi resmi ve sivil paramiliter güçler tarafından katledilen binlerce demokrat, devrimci, sosyalist ve komünisti anarken tüm kayıplarımız adına 1980 yılının Temmuz’unda katledilen işçi sınıfının sendikal önderi Kemal Türkler’i saygıyla anıyoruz. devamı


Gizli Güç

Türkiye’yi, hatta dünyanın tümünü patlayacak bir volkana benzetmek mümkün. Görüntüde her şey güzel, üç tarafı denizlerle çevrili, yedi iklim dört bucak, muazzam bir tabiat, yeşil bir coğrafya, güneş ve yetmiş iki milletten oluşan bir halk. Devleti yönetenlerin dışarıya yansıtmaya çalıştıkları tablo da “güzel”. Kendilerini dünyanın sayılı ekonomileri arasında görüyorlar, insan hakları ve demokrasi konusunda kimse Türkiye ile boy ölçüşemez. Yakında uzaya bile çıkıyoruz. devamı


Türkiye NATO’dan derhal çıkmalıdır!

NATO Bir Savaş ÖrgütüdürBurjuva demokratik dahi olsa bir devletin ne kadar “demokratik” olduğunun en önemli kıstaslarından biri NATO’ya karşı tavrı ve ilişkisi sorunudur. Bugün Türkiye bu konuda bir sınav ile karşı karşıyadır.

1990 yılında dünyada yaşanan anti-komünist karşı-devrim sürecinden sonra batılı emperyalist güçlerin kendisi NATO’nun artık bir savaş örgütü olma niteliğinin değiştirileceğini açıklamışlardı. Öyle olmadı. Avrupa’nın göbeğinde Yugoslavya’da ateşlenen savaş ile tam tersi bir sürece devam edildi. Hem de öncekinden daha etkin bir şekilde. devamı


Taksim 1 Mayıs Alanıdır! 1 Mayıs Taksim’de Kutlanmalıdır!

1 Mayıs Alanında ATILIM BizimleBu yıl 1 Mayıs olağanüstü ekonomik kriz koşullarında karşılanıyor. Ülkenin dört bir yanında işçi direnişleri sürüyor. Geçmiş yıllara göre karşılaştırıldığında direnişler işçi sınıfının kazanımları ile sonuçlanıyor. İşverenlerin kendilerini ağıra sattıkları işletmelerde ise işçiler pes etmiyor, direnişlerini sürdürüyorlar.

İşçi direnişleri ile dayanışma gelişiyor. Sadece sosyalist siyasi parti ve demokratik kurumların değil, asıl önemli olan halkın dayanışması artıyor. devamı


Newroz 2022: Birleşik ve Örgütlü Halklar Yenilmez!

Milyonların ayağa kalktığı bir Newroz yaşadık. Tüm baskı ve zulümlerin, sansür ve yasaklamaların ne kadar beyhude bir çaba olduğuna bizzat şahit olduk. Bitti, bitecek, köklerini kazıdık derken yanıtlarını aldılar. Tüm alanlarda gençlerin ve kadınların oranı çok yüksekti. Belediyelere kayyum atamak, halkların vekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmak, siyasal temsilci, yönetici ve önderlerini tutsak ederek hiçbir sorunu çözemeyeceklerini gördüler. devamı


Gel Tezkere Gel…

Kızıl Ordu Berlin'deCumhurbaşkanı TBMM’ye Irak, Suriye ve Lübnan’a karşı savaş sürdürmek içerikli tezkereyi iletmiş.

Önceden 6 ay için oylanan tezkere son yıllarda 12 ay’a yani 1 yıla çıkarılmıştı. Bu sefer 2 yıllık süre için savaş tezkeresi hazırlanmış. Amaç seçim dönemini de kapsasın. Bu bir yenilik. İkinci yenilik Lübnan. Ne alaka? Şimdi savaş hedefleri arasında Lübnan da olacak. Yeni bir macera… devamı


Güneş Balçıkla Sıvanmaz

Yok edebileceklerini zannetiler. Daha kuruluşunun dördüncü ayında önder kadrolarını pusu kurarak haince katlettiler. Olmadı. Yasakladılar. Defalarca operasyonlar, tevkifatlar, sürgünler, işkenceler, ölümler tezgahladılar. Binlerce partili kadro ve partiye gönül vermiş gençlik kadrosunu katlettiler. Yine olmadı. Daha yasaklamadan aynı adla parti kurdular. devamı