Nafiz ÖZBEK

Ümit Köseoğlu‘nun Sonsuz Yolculuğu

Ümit KöseoğluYaşamının nerdeyse tamamını işçi hareketine, haksızlıklara karşı mücadeleye, adalet arayışına, özgürlüklere ve daha fazla demokrasiye harcayan bir kişiyi yazıyla tarif etmek oldukça güç. Hele de bu kişi bir sendikacı ve kavgasını „diaspora“ olarak bilinen yaban ellerinin acımasız şartlarında vermiş ise.


Şoklu Gigantomani

Gigantomani, yani büyüklük hastalığı, etkisine aldığı hastaları çığırından çıkarabiliyor. Ayrıca cehalet ile büyüklük hastalığı arasında yakın bir ilişki var: kendine güven düştükçe, büyüklük taslama yükseliyor.

Ve insan bir kere büyüklüğe alışmaya görsün, herkesi ve çok şeyi kendinin altında görmeye başlıyor ve ölümüne de olsa tekrar küçülmek istemiyor.




Sendikalar Nereye?

“Sendika” kavramının ikibin yıllık bir geçmişi olmasına rağmen (Roma döneminde “Syndicus” bir tür muhtar) çağımızdaki algılanışı oldukça yenidir. Sendikalar sanayi toplumunun çocuklarıdır. Yani, bundan 170 yıl önce feodalizmin içinden çıkan vahşi kapitalizme tepki olarak tarihin sahnesine çıkmışlardır.