Yusuf KÖSE

Günümüzde Bonapartist İktidar Olur Mu?

Egemen sınıfların siyasal temsilcisi Erdoğan’ın özellikle 2010 yılından sonra öne çıkan “tek adamlığı”, burjuva iktidarın biçimlerini de tartışmaya soktu. Bir çok yazar ve siyasal yorumcu, Erdoğan yönetimini “Bonapartizm” olarak nitelendirmeyi daha uygun buldular. 


Komünizm

K. Marx, F. Engels, V. İ. LeninBurada, komünizmi incelemeyeceğiz, ama, kısaca, olacak olanları, Marx ve Engels’in söylem ve öngörülerinin ışığında, içinde yaşadığımız koşulları da dikkate alarak, komünizmin bir ütopya olmaktan çıkıp gerçek olacağını yinelemek istiyoruz.

İçinde yaşadığımız emperyalist-kapitalist kaos sisteminin, bireylere umutsuzluk verdiği bir koşulda, kaybedecekleri hiç bir şeyi olmayan milyonlarca işçinin komünizmin ilkelerini yaşama geçirmelerinin de kaçınılmaz olduğunu söyleminin ütopya olmadığı, işçilerin kendi yaşamları ve üretimleri kadar gerçektir.



Batı Bağımlısı Türk Burjuvazisi Yön Mü Değiştiriyor?

15 Temmuz askeri darbe girişiminden sonra, darbenin ardından tartışılan konulardan birisi de; “Türkiye eksen mi değiştiriyor?”

AKP-Erdoğan çevresine ve yandaş medyada yazılıp çizilenlere bakıldığında ise, darbenin arkasındaki ABD ve AB istenmiyor. ABD ve AB medyasına bakıldığında ise Erdoğan'ın artık istenmediği gerçeği vardır.


Berlin’e Savaşı Öldürmek, Sur’a Kürt Katliamını Durdurmak İçin Gitmek...

“Çocuklarınıza mutlaka şunu anlatın; Bizler, kadınlar olmasaydık, 1945’in İlkbaharı da olmazdı Yaşanmazdı”
(Nonna Aleksandrovna) 1

I. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın en vahşi günleriydi. Bütün emperyalistlerin dört gözle, Sovyetlerin Nazilerin eline düşmesini beklediği anlardı. Ama, Nazilerin hesaplayamadığı bir şey vardı. Sovyet kadınları.

“Ben Sofiya Kuntseviç, Berline Savaşı öldürmek için geldim.” 2 Böyle diyordu bir sovyet kadın partizanı.


AB’nin Göçmen Politikası ve IŞİD’le “Savaşı”

AB burjuvazisi telaş içinde. “Göçmen akışını durdurun!” diye feryat figan bağırıyor. Karar üstüne karar alıyor. “Böyle akın akın gelirlerse AB’miz yıkılır”, “toplumsal yapımız dejenere olur” diye yakınıyorlar. Kavimler göçünü ve Roma’nın yıkılışını hatırlıyorlar.


“Batının Değerleri”

Son günlerde, “Batının Değerleri” sözü sıkça geçmektedir. Özellikle liberal ve demokrat aydın, gazeteci ve yazarlar tarafından, Batı burjuvazisinin Erdoğan’ı desteklemeleri üzerine, “Batı değerleri”ni anımsatan sitemkâr yazılar kaleme alındı.


İsrailleşen Türk Devleti ve Kürtler

Ulusal sorununu çözmeyen bir devletin burjuva “demokratlığı” söz konusu olamaz. Türk devletinin tarihinde, burjuva anlamda “demokrat”lığı oldukça sınırlı olmuştur. Sınırlı yıllar içinde burjuva “demokrasisi”ni uygulaması, dış koşulların ve iç koşulların (işçi sınıfı ve emekçilerin) dayatması sonucu olmuş, ama, işçi ve emekçiler ve başta Kürtler olmak üzere diğer azınlık uluslar üzerindeki faşizm sopasını da hiç bir zaman elinden bırakmamıştır.


“Fuhuş Ülkesi Almanya’nın Özgür Cennetine Hoşgeldiniz”

Der Spiegel dergisinin kapak resmi(Prostitutionsland Deutschland Willkommen im Paradies für Freier)(1)

ntv haber kanalının online sitesinde yazan Diana Sierpinski’e ait. Ve buna benzer bir başlığı ise 2013 Mayıs ayında, Der Spiegel (ayna) dergisi atmıştı: “Genelev Almanya” (2) diye. Der Spigel’in kapaktan verdiği bu başlık, Almanya’da o zaman çok konuşulmuştu. “Biz fuhuş ülkesi miyiz” diye. Oysa insan ticareti, emperyalist Avrupa burjuvazisinin kutsal birliği AB, bu işi resmileştirmişti. Başı ise Alman burjuvazisi çekiyordu. İkinci sırayı ise İspanya burjuvazisi almıştı.