Politika Seçim Taktiklerinden İbaret Değildir

Geçen sayıda seçim sürecine yönelik kurulan ittifaklar konusunda görüşlerimizi ele almıştık. Kuşkusuz ki seçimler bir ülkede siyasetin ve yönetiminin hangi doğrultuya yöneleceği konusunda önemlidir. Düzen dışı devrimci muhalefet güçlerinin bu alanda da söyleyecek sözleri ve yaşama geçirecekleri görevler vardır. Ne ki, bu alandaki gelişmeler tek başına devrimci demokratik muhalefet güçlerinin öznel istemleri temelinde gelişemiyor. Bir dizi uluslararası ve ulusal faktör gelişmelerin seyrinde rol oynuyor. Düzen içi muhalefetin kaypaklığı ve önemli konularda kimi zaman bir taraftan diğer tarafa hizmet edecek geçişler yapması da hesap edilemeyecek etkenlerden biri oluyor. devamı


Kimilerinin Kemalizm Ve Cumhuriyet Güzellemeleri Ne Anlama Geliyor?

Her yıl 29 Ekim ve 10 Kasımlarda devlet tarafından resmi açıklamalar yapılır ki bunlar genellikle her yıl yapılanların tekrarı basma kalıp açıklamalardır. Birkaç yıldır bu sıkıcı açıklamaları döktürdükleri incilerle kendilerince ilginç hale getirenler var. Hatta teorisini yapıyorlar da diyebiliriz. Kimlerden söz ettiğimizi kuşkusuz anlamışsınızdır.

9 Kasım 2018’de Kemal Okuyan adlı zat “Mustafa Kemal olmasaydı…” başlıklı bir yazı kaleme alıyor. Mustafa Kemal olmasaymış Anadolu’daki mücadele başarısız kalırmış, Meclis Saray karşısında dik duramazmış, Anadolu’daki hareket Sovyet Rusya’ya yaramazmış ve Cumhuriyet ilan edilemezmiş. devamı


Demokrasi Mücadelesinin Öznesi Olmak Ve Seçimler…

Halkların Demokratik KongresiSeçimler yaklaştıkça halkın politikaya ilgisi artıyor. Bunun birçok nedeni var. Gündelik yaşamda ekonomik sorunlar öne çıkmasına rağmen, yapılan halk röportajlarında insanların çözüm önerileri konusunda net bir yaklaşımı yok. Burjuva partilerinin sokak yarışı, sistemin piramitlerinde kaybolup gidiyor. devamı


Bugünden Yarını Kurmak!

Değişim süreklidir, ister doğada olsun isterse toplumda. Her değişim kendine has bir yasallık içinde gelişir. Doğa ve toplumsal değişimler birbirinden farklıdır ama birbirine benzer özellikler de taşır. Her değişim tek düze bir doğrultuyu izlemez ve olumlu bir sonuç vermez. Nasıl ki doğanın bağrından çıkan bir deprem büyük bir yıkıma yol açmaktaysa toplumsal yapıdaki ekonomik krizin sonucunda totaliter ve faşist güçlerin iktidara gelmesiyle onarılması çok zor büyük toplumsal çöküşler meydana gelmektedir. Mussolini İtalya’sında, Hitler Almanya’sında, Franco İspanya’sında, Pinochet Şili’sinde olduğu gibi. devamı


Seçimler Ve Siyasi Mücadele

Türkiye, eskilerin deyimiyle önemli bir seçim sathı mailine daha girdi. Yaklaşan seçimlerin geçmişte yaşadıklarımızdan daha önemli olduğu bir gerçek: İktidarı kaybetme ihtimali olan partilerin de yönetime gelmek isteyen partilerin de kurdukları seçim stratejilerinin geçmiş seçimlerden farklı özellikleri var. Kürt siyasetinin bağımsız olarak seçimlere girme hakkını kazanmasıyla başlayan bu gerilim bir süre daha devam edeceğe benziyor. Bu seçimi geçmişte yapılanlardan ayıran temel özellik; Kürt siyasal hareketi ve Türkiye Sol’unun önemli bileşenleri ile birlikte burjuvazinin bütün kesimlerinden bağımsız bir birlik kurarak Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altında seçimlere katılacağını açıklamasıdır. devamı


Düzen Muhalefetinin Korkusu: Ya Halk İdareyi Ele Alır Maslahat Elde Kalırsa

Türkiye’de laiklik, eşitlik, demokrasi ve özgürlük istediğini söyleyen kesimler –hepsi değil elbette- Ortadoğu’daki laik, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü muhalefeti desteklemiyor. Mesela Suriye’de IŞİD, ÖSO gibi aparatlarla yapılmak istenen Esad Hanedanı’nın devrilmesi için başlatılan emperyalist müdahalede hem IŞİD’e karşı kahramanca savaşan hem de Esad Hanedanı’nın tekçi, inkârcı siyasetini reddeden bununla beraber de bölge halklarıyla eşitlikçi, adil ve özgürlükçü bir ilişki, sistem savunan Suriye Demokratik Güçleri’ni muhatap almıyorlar. devamı


Hekim Ve Sağlıkçıların Taraf Tuttuğu Alan: Savaş Ve Barış

Makineli tüfekli askerler

Savaş, doğrudan ve dolaylı onarılamaz etkileri olan bir halk sağlığı sorunudur.  Ölümler, sakatlıklar, hastalıklar… Savaş, aileleri, toplumları, kültürleri yok etmektedir. Kısıtlı kaynakların sağlık hizmetleri için kullanımını engellemekte, sağlık hizmetlerini ve alt yapıyı tahrip etmektedir. Çatışmalar insan hakları ihlallerine yol açmakta, insan hakları kavramının tümüyle ortadan kalkmasını getirmektedir. devamı


Her yeni gelen, eskisini kötülemekle başlardı işe…

Şişhane’deki Tarihi Çay Bahçesi’ne on dakika erken gidip Haliç’e bakan masalardan birine ilişti. Çırak, gelecek olanı iyi tanıdığını söylemişti. Oturur oturmaz yaşlı garson çayı masaya sürmüştü bile. Etrafla fazla ilgilenmeden garsonun getirdiği çayı yudumlayarak Haliç’i seyre koyuldu. İstanbul’a göç ettiklerinde Fener’de bir bodrum kata taşınmışlardı. Kaleyi andıran kırmızı tuğlalı Fener Rum Okulu’nun hemen alt tarafındaki bu evde çok kalamamışlardı. devamı


Namık Kemal Cibaroğlu: “Mustafa her zaman yanımızda, her yerde direnç gösterenlere arkadaştır”

Namık Kemal CibaroğluMustafa Asım Hayrullahoğlu’nun işkencede katledilişinin tanığı olan Namık Kemal Cibaroğlu, Deniz Yoldaşla geçirdiği saatleri ve sonrasında işkencecileri aleyhine açılan dava sürecini anlattı. Kendisi de Devrimci Sol davasından işkenceli sorgulardan geçerek uzun süre tutsak kalan Cibaroğlu’nun tanıklığı Deniz Yoldaşımızın direnişçi kimliğinin, her koşulda davasına, Partisine bağlılığının ifadesidir. Cibaroğlu yoldaşımızla yaptığımız söyleşinin düzenlemiş şeklini aşağıda yayınlıyoruz:

12 Eylül öncesi dönemde, o dönemin koşulları çerçevesinde üniversite öğrencisi olarak İstanbul'da devrimci mücadelede yer aldım. 1982 Ekim sonlarına doğru gözaltına alındım. İstanbul Emniyet’inde 1. Şube kısmında yaklaşık 45 günlük bir gözaltı süreci içerisinde 26 gün kaldım. devamı


Yoldaştan Haber Yok!..

Mustafa Hayrullahoğlu (Deniz Yoldaş)

Şifreler geldi. Kadıköy’e Atılım gidecek. Güzergah belli. Çemberlitaş’tan otobüse binip Eminönü’nde inecek. Kadıköy iskelesinde elinde şifreli malzeme olan birisiyle buluştuktan sonra Atılım’ları teslim edip dönecek. devamı


Barış Hakkı

Uluslararası ilişkilerde liberal bir perspektif sunan, “demokratik barış tezi”ne göre, demokratik hakim devletler insan hakları, özel mülkiyet, girişim özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, şeffaflık, siyasi çoğulculuk esasları kapsamında yurttaşlarının desteğini yitirmemek için, birbirleriyle “barış içinde yaşama”yı tercih ediyorlar. Aynı devletler, Dünya’da istikrarın hüküm sürmesi için, gerekirse hasımlarına karşı kullanmak üzere “askeri güce” sahip olmayı “meşru” görüyorlar. devamı



Elma Kokusu

Halepçe Katliamı

Halepçe hafızalardan silinmedi. Kürtlerin kimyasal silahlar ile katledildiği son örnek ne yazık ki Halepçe olmadı. Kimyasal ölümler hala sürüyor.

16 Mart 1988’de Halepçe‘ye atılan kimyasal bombalar, yaşayanların anlatımlarına göre önce elma, sonra da yumurta gibi kokmaya başladılar. Kokuların yayılması ardından ölüm kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı yapmadı. devamı



“Güneşi görmek için karanlığı kazıyoruz”

Kömür madeni işçisiBartın’ın Amasra ilçesinde devletin kurumu olan TKİ’ye ait bir kömür madeni ocağında yaşanan grizu patlamasında 41 işçi canından oldu.

Can veren işçilerden biri, kazadan birkaç gün önce sosyal medyada “Güneşi görmek için karanlığı kazıyoruz” yazdığı ifade edildi. Madencilerin duvar yazılarından biridir, "Aşağıda ölüm var, yukarıda açlık. Aşağıdaki ölüm olasılık, yukarıdaki açlık kesin!” yazısı. Başka türlü yaşama koşulları ellerinden alınarak “cehennem kuyuları”nda çalışmaya mecbur bırakılan işçilere reva görülen “kader” bu işte. Esas sorun da bu kaderi kimlerin yazdığı ve kimlerin değiştirmesi gerektiğidir. devamı