Kerim YILDIZ

Bir yıl sonra ERMENEK

Bir yıl sonra Ermenek28 Ekim 2014 tarihi bize Karaman’ın Ermenek ilçesinde meydana gelen maden katliamını, 350 metre derinliklerinde suyun basmasıyla yaşamını yitiren 18 işçiyi, 38 gün sonra ulaşılan onların cansız bedenlerini hatırlatır. Ya burjuvaziye, onun devletine ve hükümetine neyi hatırlatıyor acaba? Onlara sormak gerekiyor.


İşçi Olmak, Politika Okumak...

Biz işçiler için okumanın apayrı bir önemi ve özelliği var. Okurken kendimizi geliştirmek, öğrendiklerimizi üretim içinde değerlendirmek ve yaşamı değiştirmek için okuruz. Politika gazetesinin yayınlanması yaşama heyecan kattığı gibi yolumuzu da aydınlatıyor. Nasıl mı? Şimdi hep birlikte değerlendirelim bu gerçeği.


Metal Direnişi...

Metal işçilerinin direnişi, ülkeyi sardı. Çorlu’da Vatan Kablo, Bursa’da Renault, Tofaş, Ford, Mako, Coşkunöz direnişleri… Bıçak kemikte, binlerce işçi ayakta! Emek hareketleriyle insanın içi çok hoş oluyor. Karanlığı yırtmak ve açlığı yenmek için insanın umudu artıyor. “İşçi sınıfının sendikal ve siyasal birliği”nin ne kadar önemli olduğu bir kere daha ortaya çıkıyor.


Yurt Sevgisi

“Anacığım!
Öldürdüler evlatlarını senin
Ve sabretmeyi öğrettiler sana.

Anacığım!
Yılları senin yaşamının
benziyor birbirine
mezar taşları gibi,

Ve acı çekmeyi öğrettiler sana
umut bağlayıp göklere.

Fakat senin evlatlarının
daha başka oldu yazgısı
Çatladı sabır taşı
ve çatladı
tohumu acının
ve öfke ağacı fışkırdı ondan
Ve göklere bağlanan umudun
sonu geldi.

Umut biziz, kendimiz!”


Mücadelenin içinde öğrenmek

Sovyet yazarı Nikolay Alekseyeviç Ostrovskiy ‘in “Ve Çeliğe Su Verildi” adlı eserini okudunuz mu? Yazar, “Bugünkü Ukrayna’nın Rovno bölgesinde bir köyde dünyaya geldi. Çocukluğu yoksulluk içinde geçti. Pek çok işte çalıştı. Kızıl Ordu saflarında iç savaşa katıldı. Yaralandı. Sağlığı ayakta çalışmasına elvermeyecek derecede kötüleştiği zaman kendisini yazmaya verdi. 1935 yılında Lenin Nişanı aldı.


Ekmek Kavgası

2015 Newroz’u, dayanışma içinde ve özgürlük isteğiyle kutlandı. Halklarımız bu Newroz’da barışa olan özlemlerini dile getirdi. Devlet müdahalesi olmadığı için her yerde Newroz kutlamaları olaysız geçti. Bir daha görüldü ki devlet müdahale  etmeyince, polis saldırmayınca halklar kendiliğinden olay çıkarmıyor! Halklarımız, ekmek ve özgürlük kavgasında. Ekmeğini de huzurlu bir ortamda kazanmak istiyor.


Newroz Ateşi ve Gençlik

“Büyük dev” uyandı derin uykudan! Cemreler düştü; sırasıyla havaya, suya ve toprağa. Bahar, yavaş yavaş sıcaklığını hissettiriyor. Doğa içinde olduğu değişimi ve doğurganlığı ortaya seriyor. Her taraf cıvıl cıvıl, kuş sesi, meleyen kuzular, etrafta uçuşan kelebekler, rengarenk açan çiçekler, şakırdayan suyun uğultusu ve insanların hareketliliği…


Yarınları kazanmak için...

Bu satırları, faşist devlet terörünün bütün şiddetiyle devam ettiği, 1990’lı yıllarda insanlarımızın evleriyle birlikte cayır cayır yakıldığı Kürdistan’dan, “insanlığın bittiği” günleri yaşayan biri olarak yazıyorum. Ben bir Kürt genciyim, işçiyim ve coğrafyamızın realitesinin bir gereği olarak mücadelenin içinde yer alan bir yurtseverim.